Yağmur
| Eser | Yağmur |
| Söyleyen | Burak Us |
| Kategori | İlahi |
| İstatistik | 2,260 Görüntülenme |
| Etiketler | #Burak Us#ilahi#dinle |
Yağmur İlahi Hakkında
Yağmur başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine,
varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak,
okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.
Eserin söyleyeni/sanatçısı Burak Us olarak kayıtlıdır.
Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.
Arşiv Bilgisi
Yağmur, İlahi arşivinde
eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.
Dinleme ve Söz
Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir
ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.
Keşif Önerisi
Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı
bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.
Vareden’in adıyla insanlığa inen Nur,
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından,
Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur,
Kutlu bir zaferdir bu,
ebabil dudağından,
Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat,
En müstesna doğuşa hamiledir kainat,
Yıllardır boz bulanık suları yudumladım,
Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları,
Yağmur,
seni bekleyen bir taş da ben olsaydım,
Hasretin alev,
alev içime bir an düştü,
Değişti hayal köşküm,
gözümde viran düştü,
Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde,
Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü,
İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi’nin,
Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla,
Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin,
Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla,
Evlerin anasına dikilir yeşil bayrak,
Yeryüzü avaredir,
yapayalnız ve kurak,
Zaman,
ayaklarımda tükendi adım,
adım,
Heyûla,
bir ağ gibi ördü rüyalarımı,
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım,
Yağmur,
gülşenimize sensiz,
baldıran düştü,
Düşmanlık içimizde; dostluklar yaban düştü,
Yenilgi,
ilmek,
ilmek düğümlendi tarihe,
Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü,
Bir güzide mektuptur,
çağların ötesinden,
Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına,
Yayılır o en büyük muştu,
pazartesinden,
Beyazlık dokunmuştur gecenin siyahına,
Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin,
Sükutu yar,
sevinci dualar kadar derin,
Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım,
Bir cezir yaşadım ki,
yaşanmamiş,
mazide,
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım,
Sensiz,
kaldırımlara nice güzel can düştü,
Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü,
Yağmur,
kaybettik bütün hazinesini ceddin,
En son,
avucumuzdan inci ve mercan düştü,
Melekler sağnak,
sağnak gülümser maveradan,
Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar,
Mutluluk nağmeleri işitirler Hira’dan,
Bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar,
Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri,
Paramparça,
ateşler şahının hayalleri,
Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım,
O mücella çehreni izleseydim ebedi,
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım,
Sarardı yeşil yaprak; dal koptu; fidan düştü,
Baykuşa çifte yalı; bülbüle zindan düştü,
Katil sinekler deldi hicabın perdesini,
İstiklal boşluğunda arılar nadan düştü,
Dolaşan ben olsaydım Save’nin damarında,
Tablosunu yapardim yıkılan her kulenin,
Ebedi aşka giden esrarlı yollarında,
Senden bir kıvılcımın,
süreyya bir şulenin,
Tarasaydım bengisu fışkıran kahkülünü,
On asırlık ocağın savururdum külünü,
Bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım,
Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak,
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım,
Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü,
Mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü,
Sana meftun ve hayran,
sana ram olanlara,
Bir bela tünelinde ağır imtihan düştü,
Badiye yaylasında koklasaydım izini,
Kefenimi biçseydi Ebva’da esen rüzgar,
Seninle yıkasaydım acılar dehlizini,
Ne kaderi suçlamak kalırdı ne intihar,
Üstüne pırıl,
pırıl damladığın bir kaya,
Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya,
Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım,
Tereddüt oymak,
oymak kemirdi gururumu,
Bahira’dan süzülen bir yaş da ben olsaydım,
Haritanın en beyaz noktasına kan düştü,
Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü,
Mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi,
Hakların temeline sanki bir volkan düştü,
Firakınla kavrulur çölde kum taneleri,
Ahuların içinde sevdan akkor gibidir,
Erdemin,
bereketin doldurur haneleri,
Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir,
Şemsiyesi altında yürürsün bulutların,
Sensiz,
yükü zehirdir en güzel imbatların,
Devlerin esrarını aynalara sorsaydım,
Çözülürdü zihnimde buzlanmış düşünceler,
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım,
Sensiz,
tutunduğumuz dallardan yılan düştü,
İlkin karardı yollar,
sonra heyelan düştü,
Güvenilen dağlara kar yağdi birer,
birer,
Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü,
Yağmur,
duysam içimin göklerinden sesini,
Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir,
Yıldırımlar parçalar çirkefin gövdesini,
Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir,
Yağmur,
bir gün kurtulup çağın kundaklarından,
Alsam,
ölümsüzlüğü billur dudaklarından,
Madeni arzuların ardında seyre daldım,
Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini,
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım,
Şehirler kabus dolu; köylere duman düştü,
Tersine döndü her şey sanki; asuman düştü,
Kırık bir kayık kaldı elimizde,
hayali,
Hazindir ki; dertleri aşmaya umman düştü,
Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır,
Seni hissetmeyen kalp,
kapısız zindan olur,
Sensiz doğrular eğri; beyaz bile karadır,
Sesini duymayanlar girdabında boğulur,
Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin,
Şaşkınlığa açılır gözleri,
görmeyenin,
Saatlerin ardında hep kendimi aradım,
Bir melal zincirine takıldı parmaklarım,
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım,
Sensiz,
ufuklarıma yalancı bir tan düştü,
Sensiz kıtalar boyu uzayan vatan düştü,
Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül,
Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü,
Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde,
Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay,
Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde,
Sümeyra’yı arıyor her damlada bir saray,
Tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin,
Mekanın fırçasında solmayan resim senin,
Yağmur,
birgün elimi ellerinde bulsaydım,
Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme,
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım,
Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü,
Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü,
İniltiler geliyor doğudan ve batıdan,
Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü,
Islaklığı sanadır ahımın,
efganımın,
İçimde hicranınla tutuşuyor nağmeler,
Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın,
Nazarın ok misali karanlıkları deler,
Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin,
Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin,
Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım,
Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar,
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım,
Yağmur,
sayrılığıma seninle derman düştü,
Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü,
Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün,
Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü,
Nefesinle yeniden çizilecek desenler,
Çehreler yepyeni bir degişim geçirecek,
Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler,
Anneler çocuklara hep seni içirecek,
Yağmur,
seninle biter susuzluğu evrenin,
Sana mü’mindir sema; sana muhtaçtır zemin,
Damar damar seninle,
hep seninle dolsaydım,
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın,
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım,
Kardeşler arasında heyhat,
su-i zan düştü,
Zedelendi sağduyu; körleşen iz’an düştü,
Şarkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın,
İnsanlık bahçemize sensizlik hazan düştü,
Yağmur,
seni bekleyen bir taş da ben olsaydım,
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım,
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım,
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım,
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım,
Bahira’dan süzülen bir yaş da ben olsaydım,
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım,
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım,
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım,
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım,
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım,
Damar,
damar seninle,
hep seninle dolsaydım,
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın,
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım
Yağmur İlahisi Hakkında
Yağmur, Burak Us tarafından seslendirilen ve
ilahi-sozleri kategorisinde yer alan önemli bir manevi eserdir.
Bu ilahi, İslam kültüründe yüzyıllardır söylenen ve günümüzde de büyük ilgi gören
ilahi geleneğinin güzel örneklerinden biridir. Eser, sözleri ve melodisiyle
dinleyicilere manevi bir yolculuk sunar.
Sözlerin Anlamı ve Mesajı
İlahinin sözleri, manevi duyguları ve ilahi aşkı ifade eden derin anlamlar taşır.
Yağmur ilahisi, dinleyicilerini Allah'a yakınlaştırmayı
ve manevi değerleri güçlendirmeyi amaçlar. Eserde işlenen temalar arasında
ilahi aşk, peygamber sevgisi, dünya hayatının geçiciliği ve ahiret bilinci
gibi konular öne çıkar.
Burak Us Yorumuyla
Burak Us, kendine özgü yorumu ve içten sesiyle bu ilahiyi icra etmiştir.
Sanatçının sade ve duygusal üslubu, ilahinin manevi etkisini artırır.
Burak Us'nın repertuvarında yer alan bu eser, dinleyiciler tarafından
sıklıkla tercih edilen ve paylaşılan bir ilahi olmuştur.
Ne Zaman Dinlenir?
Bu ilahi, özellikle şu zamanlarda dinlenmesi tavsiye edilir:
- Sabah namazı sonrası güne manevi başlangıç için
- Akşam dinlenme saatlerinde huzur bulmak için
- Ramazan ayı ve kandil gecelerinde
- Yolculuk sırasında manevi atmosfer için
- Zor zamanlarda manevi destek için
İlahi Dinlemenin Faydaları
Manevi müzik dinlemek, bilimsel araştırmalarla da kanıtlandığı üzere insan ruhu
üzerinde olumlu etkiler bırakır. İlahi dinlemek; stres seviyesini düşürür,
kalp ritmini düzenler, ruhsal dinginlik sağlar ve kişinin kendisiyle barışık
olmasına yardımcı olur. Bu tür manevi eserler, günlük hayatın stresinden
uzaklaşmak ve iç huzuru bulmak için etkili bir araçtır.
Benzer İlahiler
Bu ilahiyi beğendiyseniz, sitemizdeki benzer manevi eserleri de keşfedebilirsiniz.
Sanatçı dizininde Burak Us'nın diğer eserlerini,
kategori bölümünde ise aynı türdeki diğer ilahileri bulabilirsiniz.
Telif ve Kaynak Bilgisi
Bu sayfada yer alan ilahi kaydı, ilgili hak sahibinin izniyle veya kamuya mal
olmuş kaynaklardan elde edilmiştir. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz
içerikler için lütfen iletişim sayfamızdan bize
ulaşın; en kısa sürede gerekli işlem yapılacaktır.
BU GÜZEL İLAHİYİ SEVDİKLERİNİZLE PAYLAŞIN
Bunlar da İlginizi Çekebilir