Vâsıl olmaz kimse Hakk’a, cümleden dûr olmadan Kenz açılmaz şol gönülde, ta kî pür nur olmadan Sür çıkar ağyar-ı dilden, ta tecellî ide hakk Padişah konmaz saraya, hâne ma’mur olmadan Hakk cemâlin kâbesini, kıldı aşıklar tavaf Yerde kâbe, gökyüzünde, beyti ma’mur olmadan Bir aceb sevdaya düşmüş, tutuşur Şemsi müdâm Hakk’a makbul olmak ister, halka menfur olmadan