Seccaden Kumlardı

Eser Seccaden Kumlardı
Söyleyen Fethullah Badem
Kategori İlahi
İstatistik 3,102 Görüntülenme
Etiketler #Fethullah Badem#ilahi#dinle
Seccaden kumlardı..
Devirlerden,
diyarlardan
Gelip,
göklerde buluşan Ezanların vardı! .
Mescit mümin,
minber mümin… Taşardı kubbelerden tekbir,
Dolardı kubbelere “amin”..
Ve mübarek geceler dualarımız; Geri gelmeyen dualardı… Geceler ki pırıl pırıl Kandillerin yanardı..
Kapına gelenler ya Muhammed,
– uzaktan,
yakından – Mümin döndüler kapından… Besmele,
ekmeğimizin bereketiydi; İki dünyada aziz ümmet,
Muhammed ümmetiydi… Konsun – yine – pervazlara Güvercinler,
“hu hu” lara karışsın
Aminler,
Mübarek akşamdır; Gelin ey fatihalar,
yasinler… Şimdi seni ananlar,
Anıyor ağlar gibi… Ey yetimler yetimi,
Ey garipler garibi; Düşkünlerin kanadıydın Yoksulların sahibi..
Nerde kaldın ey resul,
Nerde kaldın ey nebi! ..
Günler ne günlerdi,
ya Muhammed! ..
Çağlar ne çağlardı; Daha dünyaya gelmeden Müminlerin vardı… Ve bir gün ki gaflet Çöller kadardı,
Halime’nin kucağında,
Abdullahın yetimi,
Amine’nin emaneti ağlardı..
Hatice’nin goncası Aişe’nin gülüydün..
Ümmetin göz bebeği Göklerinresulüydün..
Elçi geldin,
elçiler gönderdin; Ruhunu Allah’a; elini ümmetine verdin,
Beşiğin,
yurdun,
yuvan Mekke’de bunalırsan; Medine’ye göçerdin..
Biz,
Bu dünyadan nereye Göçelim ya Muhammed! Yeryüzünde riya,
inkar,
hıyanet Altın devrini yaşıyor… Diller,
sayfalar,
satırlar “ebu leheb öldü” diyorlar; Ebu leheb ölmedi ya Muhammed! Ebu cehil; kıt’alar dolaşıyor… Neler duydu şu dünyada Mevlidine hayran kulaklarımız; Ne adlar ezberledi ey nebi! Adına alışkın dudaklarımız..
Artık yolunu bilmiyor,
Artık yolunu unuttu Ayaklarımız Kabene siyahlar
Yakışmamıştır ya Muhammed! Bugünkü kadar! Hased gururla savaşta; Gurur; kaf dağında derebeyi..
Onu da yaralarlar kanadından
Gelse bir şefkat meleği..
İyiliğin türbesine,
Türbedar oldu iyi..
Vicdanlar sakat Çıkmadan ya Muhammed yarına! İyilikler getir,
güzellikler getir Adem oğullarına… Şu gördüğün duvarlar ki Kimi taiftir,
kimi hayberdir… Fethedemedik ya Muhammed Senelerdir… Ne doğruluk,
ne doğru; Ne iyilik,
ne iyi; Bahçende en güzel dal,
Unuttu yemiş vermeyi… Günahın kursağında Haramların peteği..
Bayram yaptı yabanlar
Semave’yi boşaltıp; Save’yi dolduranlar
Atını hendeklerden – bir atlayışta – Aşırdı aşıranlar..
Ağlasın yesrib! Ağlasın selmanlar… Gözleri perdeleyen toprak,
Yüzlere serptiğin topraktı… Yere dökülmeyecekti ey nebi! Yabanların gözünde kalacaktı! Konsun – yine – pervazlara Güvercinler,
“hu hu” lara karışsın
REKLAM
REKLAM ALANI

Aminler,… Mübarek akşamdır; Gelin ey fatihalar,
yasinler… Ne oldu ey bulut,
Gölgelediğin başlar? Hatırında mı ey yol,
Bir aziz yolcuyla Aşarak dağlar,
taşlar
Kafile kafile,
kervan kervan Şimale giden yoldaşlar….
Uçsuz bucaksız çöllerde Yine izler gelenlerin; Yollar gideceklerindir….
Şu tekbir getiren mağara,
Örümceklerin değil; Peygamberlerindir,
meleklerindir.
Örümcek ne havada Ne suda,
ne yerdeydi Hakkı göremeyen Gözlerdeydi Şu kuytu cinlerin mi,
perilerin yurdu mu,
Şu yuva ki bilinmez; Kuşları hüdhüd müdür,
güvercin mi Kumru mu..
Kuşlarını bir sabah,
Medine’ye uçurdu mu..
Ey abva’da yatan ölü,
Bahçende açtı dünyanın En güzel gülü; Hatıran uyusun çöllerin,
Ilık kumlarıyla örtülü..
Dinleyene hala Çöller ses verir….
Yaleyl,
susar,
Uğultular gelir… Mersiye okur uhud,
Kaside söyler bedir; Sen de bir hac günü Başta muhammed,
yanında Ebu bekir,
Gidenlerin yüz bin olup dönüşünü,
Destan yap ey şehir! Konsun – yine – pervazlara Güvercinler,
“hu hu” lara karışsın
Aminler,… Mübarek akşamdır; Gelin ey fatihalar,
yasinler… Vicdanlar sakat Çıkmadan ya Muhammed yarına! İyiliklerle gel,
güzelliklerle gel Adem oğullarına… Yüreklerden taşsın
Yine imanlar! Itri,
bestelesin tekbirini; Evliya okusun kur’anlar..
Ve kur’anı göz nuruyla çoğaltsın
Kayışzade osmanlar… Na’tını galib yazsın,
mevlidini Süleymanlar..
Sütunları,
kemerleri,
kubbeleriyle Geri gelsin sinanlar..
Çarpılsın,
hakikat niyetine Cenaze namazı kıldıranlar! Gel ey Muhammed! Bahardır
Dudaklar ardında saklı “amin”lerimiz vardır..
Hacdan döner gibi gel……….
Miraçtan iner gibi gel………..
Bekliyoruz yıllardır! Bulutlar kanat,
ruzgar kanat; Hızır kanat,
cibril kanat,
Nisan kanat,
bahar kanat; Ayetlerini ezber bilen,
Yapraklar kanat… Açılsın göklerin kapıları Açılsın perdeler,
kat kat..
Çöllere dökülsün yıldızlar,
Dizilsin yollarına Yetimler,
günahsızlar..
Çöl gecelerinden yanık Türküler yapan kızlar
Sancağını saçlarıyla dokusun; Bilal-i habeşi sustuysa; Ezanlarını davud okusun! Konsun – yine – pervazlara Güvercinler,
“hu hu” lara karışsın
Aminler,… Mübarek akşamdır; Gelin ey fatihalar,
yasinler…
Bu eser Seccaden Kumlardı ismiyle İlahi kategorisine eklenmiştir.
Yorum Yapın
Güvenlik: 11 nedir?

REKLAM

Alt Reklam Alanı (Esnek / AdSense)