On dört asır evvel,
yine böyle bir geceydi Kumdan,
ayın on dördü,
bir Öksüz çıkıverdi! Fakat o ne husrandı ki hissetmedi gözler,
Kaç bin senedir,
halbuki bekleşmedelerdi! Nerden görecekler? Göremezlerdi tabiî Bir kerre,
zuhûr ettiği çöl en sapa yerdi; Bir kerre de,
cahiliyet asrıydı,
o zamanlar,
Felaketler içindeydi,
bu günden de beterdi.
Sırtlanları geçmişti insanlar yırtıcılıkta; Dişsiz mi bir insan,
onu kardeşleri yerdi! Fevzâ bütün âfâkını sarmıştı zemînin.
Salgındı,
bugün Şark’ı yıkan,
tefrika derdi.
Bir gece sen geldin Muhammed bir gece sen geldin Mustafa
Derken,
büyümüş kırkına gelmişti ki Öksüz,
Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi! Bir nefhada insanlığı kurtardı o Masum,
Bir hamlede kayserleri,
kisrâları yere serdi! Aczin ki ezilmekti bütün hakkı,
dirildi; Zulmün ki,
yenilmek aklına gelmezdi,
Âlemlere rahmetti,
evet,
bütün insanlığa Adalet isteyenlere adaleti getirdi Dünya neye sâhipse,
onun vergisidir hep; Âşıktır ona cem’iyyeti,
âşıktır ona ferdi.
Âşıktır o Mâsûma bütün bir beşeriyet..
Yâ Rab,
bizi mahşerde bu ikrâr ile haşret… Bir gece sen geldin Muhammed bir gece sen geldin Mustafa
Bu eser Bir Gece ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.