İbrahimi Duruş ve İsmaili Teslimiyet

Eser İbrahimi Duruş ve İsmaili Teslimiyet
Söyleyen Ahmet Mercan
Kategori İlahi
İstatistik 4,445 Görüntülenme
Etiketler #Ahmet Mercan#ilahi#dinle
Hz.
İbrahim’in yaşı bir hayli ilerlemiş ancak henüz evlâd sahibi olmanın sevincine mazhar olamamıştı.
Hz.
İbrahim gece gündüz Mevlâ’dan hayırlı bir evlad niyaz ediyordu.
Ve nihayet Allah-u Teala,
Hz.
Hacer ile Hz.
İbrahim’e bir erkek evlad ihsan eyler..
Ona İsmail adını verirler.
Günler hızla geçmektedir,
Hz.
İsmail artık yedi yaşlarına gelmiştir.
Bu sıralarda Hz.
İbrâhim,
bir gece rüyasında Hz.
İsmâil’i kurbân ettiğini görür.
Emin olmak için bekler.
Ertesi gece aynı rüyâyı görür.
Yine bekler.
Üçüncü gün yine aynı rüyâyı görünce durumu anlar,
Rabbi ondan oğlu İsmâil’i kurbân etmesini istemektedir… Zor ve çetin bir imtihandır onların ki.
Hz.
İbrâhim,
oğluna “ Oğulcuğum!.
Bir ip ve büyük bir bıçak al.
Sonra,
şu vadiye gidelim de ev halkına odun toplayalım” der.
Ona Rabb’inin,
kendisine emrettiği şeyden bahsetmez.
Baba-oğul Şı’b Vâdisine doğru yöneldikleri zaman şeytan,
bir adam suretine girip,
Hz.
Hacer’e gider.
Ona “ İbrâhim oğlunu nereye götürüyor,
biliyor musun?” der.
O da “Vadiden odun toplamaya götürdü”,
cevâbını verir.
Şeytan “Hayır,
kesmeye götürüyor”,
der.
Hz.
Hacer “O oğlunu çok sever!” diye karşılık verir.
Şeytan devamla “Allah emrettiği için onu kurbân edecekmiş!” deyince Hz.
Hacer annemiz “Eğer Allah emrettiyse itiraz etmeyiz” der.
Hz.
Hacer’i kandıramayan sinsi şeytan,
Hz.
İsmâil’in yanına gider “Baban seni nereye götürüyor,
biliyor musun?” der.
Hz.
İsmâil “Vadiden odun toplamaya” der.
Şeytan “Hayır,
seni kesmeye götürüyor.
Rabbinin kendisine böyle emrettiğini zannediyor!” der.
Bunun üzerine Hz.
İsmâil “O emretmiş ise bunu seve seve yerine getiririz” diyerek şeytanı kovar.
Şeytan Hz.
İsmâil’i de kandıramamıştır.
Son çâre Hz.
İbrâhim’e gider “Ey ihtiyar! Oğlunu nereye götürüyorsun? Şeytan seni rüyâda kandırmış” der.
İbrâhim Aleyhisselâm onun şeytan olduğunu anlar ve “Ey Allah düşmanı!.
Vallahi,
ben Allah’ın emrini,
o vadide mutlaka yerine getireceğim” der.
Hepsi de,
Allah’ın buyruğunu dinlemek ve ona boyun eğmek hususunda birleşmişlerdir.
Hz.
İbrâhim Sebir vadisinde,
oğlu ile baş başa kalınca,
ona “Yavrucuğum” der.
“Rüyâmda Allah,
seni kurbân etmemi istedi.” Hz.
İsmail “Babacığım,
Allah neyi emrediyorsa sen onu yap.
İnşallah ben buna sabredeceğim.
Allah’ın emrine boyun eğ!” der.
Hz.
İsmâil,
henüz yedi yaşındadır.
Söylenenlere karşı hiçbir itiraz göstermeden Allah’ın emrinin yerine getirilmesini beklemektedir.
İbrâhim Aleyhisselâm kalbi hüzün dolu olarak Hz.
İsmâil’i kurbân etmek ister; ama bıçak,
Hz.
İsmâil’i kesmez.
Bıçağı biler,
birkaç kez daha dener,
ama bir türlü muvaffak olamaz.
Keskin bıçak Allah’ın emriyle kesmez olur.
Hz.
İbrahim “Her halde,
bu iş Allah’tandır!” der.
O sırada,
Yüce Allah tarafından “ Ey İbrahim!.
Rüyana,
sadakat gösterdin! İşte sana oğlunun yerine boğazlayacağın kurbanlık,
boğazla onu!” buyrulur.
Hz.
İbrahim doğrulup bakınca Cebrail Aleyhisselam’ın yanında bir koç ile dikilip durduğunu görür.
Koçu alır ve tekbirlerle Mina’da kurban eder.
Bu eser İbrahimi Duruş ve İsmaili Teslimiyet ismiyle İlahi kategorisine eklenmiştir.
Yorum Yapın
Güvenlik: 13 nedir?

REKLAM

Alt Reklam Alanı (Esnek / AdSense)