Sert rüzgâr da Yıkılmayan gövdesin sen,
Gönlümüzün bel kemiği Suskun dervişisin… Dağ sensin,
Biz yolcuyuz ardında.
Sözsüz korur,
Gözsüz görür.
Baba dediğin; Arkasını dönse de Yıkılmaz… Kızına siper,
Oğluna mihmandar… Sertin de merhamet,
Suskunun da hikmet.
Adın “baba”,
Duruşun destan.
Kızına gölge,
Oğluna istikamet… Sözsüz korur,
Gözsüz görür.
Baba dediğin; Arkasını dönse de Yıkılmaz… Kızına siper,
Oğluna mihmandar… Her kız çocuğu,
babasının bakışında sığınağını bulur.
Oğluna öğüt,
Kızına dua olur.
Baba,
Hem toprak hem gökyüzü.
Kızına siper,
Oğluna mihmandar… Ve bazen bir kiraz dalı anlatır her şeyi,
Ne kök konuşur,
ne rüzgâr dile gelir.
Saklı bir öz gibi durur dal ucunda,
Kalpten kalbe,
Kelâmsız bir kıymet gibi.
Bu eser Baba ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.