Allah diyelim daim Mevla görelim neyler
Yolda duralım kaim Mevla görelim neyler
Allâhümme salli alâ Muhammed Âmine hâtun Muhammed ânesi Ol sadeften doğdu ol dür dânesi Çünkî Abdullah’tan doldu hâmile Vakt erişdi hefte vü eyyam ile Hem Muhammed gelmesi oldu yakîn Çok alâmetler belirdi gelmedin Ol Rebiûl evvel âyın nîcesi On ikinci gîce isneyn gîcesi Allâhümme salli alâ Muhammed Ol gîce kim doğdu ise ol hayrûl-beşer Ânesi anda neler gördü neler Dedi gördüm ol habîbin ânesi Bir acep nûr kim,
güneş pervânesi Berk urup çıktı evimden nâgehân Göklere dek nûr ile doldu cihân Gökler
âçıldı ve feth oldu zulem Üç melek gördüm elinde üç âlem Biri meşrik bîri mağribde anın Bîri dâmında dikildi Kâbenin Allâhümme salli alâ Muhammed İndiler gökden melekler sâf sâf Kâbe gibi kıldılar evim tavaf Kâ’be savt etdi o demde nâgehân Dedi doğdu bû give Şems-i cihân Geldi hûriler bölük bölük buğûr Yüzleri nûrundan evim doldu nûr Hem havâ üzre döşendi bir döşek Âdı sündüs döşeyen ânı melek Çün göründü bâna bû işler ayân yalnız hayrette kalmış idim ben hemân Yârılıp dîvâr çıktı nâgehân Geldi üç hûrî banâ oldu ayân Çevre yânıma gelip oturdular
Mustafâ’yı birbirine muştular
Dediler oğlun gibi hiç bir oğul Yâradılâlı cihân gelmiş değil Bû senin oğlun gibi kadr-ı cemîl Bir anâya vermemiştir ol Celîl Ûlu devlet buldun ey dildâr sen Doğiserdir senden ol hulk-ı hasen Bû gelen “ilm-î ledün” sultânıdır
Bû gelen tevhîd ü irfân kânıdır
Bû gelen aşkîna devreyler felek Yûzüne müştâkdürür ins u melek Rahmeten lil’âlemindir
Mustafâ Hem şefîul müznibîndir Mustafa Allâhümme salli alâ Muhammed Vasfınî bû resme tertib ettiler
Ol mübârek nûru tergib etdiler
Âmine eder çü vakt oldu temâm Kim vücûda gele ol hayrül enâm Sûsadım gâyet harâretden katî Sundular bir câm dolusu şerbeti Şerbeti karşımda tutdu hûriler Bûnu sana verdi Allâh dediler
Kardan ak îdi ve hem soğuk idi Lezzeti dâhi şekerde yok idi Allâhümme salli alâ Muhammed İçdim ânı oldu cismim nûra gark İdemezdim kendimi nûrdan fark Geldi bir akkuş kanâd ile revân Arkamı sîgâdı kuvvetle hemân Doğdu ol sâatde ol sultân-ı dîn Nûra ğark oldu semâvât-ü zemîn Sallû Aleyhi ve Sellimû teslimâ Hatta tenâlû cenneten- ve naîmâ Esselâtü Vesselâmü aleyke yâ Resûlallâh Esselâtü Vesselâmü aleyke yâ Habîbellah Esselâtü Vesselâmü aleyke yâ Seyyidel-evvelîne ve âhırîn.
Ya Rabbel Âlemin şu anda sevgili peygamberimiz iki cihanın güneşi Hz.
Muhammedinil Mustafa(s.a.v) Efendimiz Hz.
lerinin doğumu şerifini anarak kıyamda duran el açan amin diyen gönlünü sana veren ve bütün dilediklerini senden dileyen iş bu aziz cemaati müslimini ve cümlemizi ,iki cihanda aziz eyle ya Rabbi.
Âmin.
Ya Rabbel Âlemin yerlerimize oturmadan evvel cümlemizi affeyle Ya Rab.
Cümlemize son nefesimizde iman ve Kur’an selameti nasip eyle.
Âmin.
Lillahil Fatiha.
Bu eser Veladet Bahri ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.