Bişnev Ez Ney

Eser Bişnev Ez Ney
Söyleyen Tuncay Özbey
Kategori İlahi
İstatistik 2,083 Görüntülenme
Etiketler #Tuncay Özbey#ilahi#dinle
Bişnev ez ney çün hikâyet mî küned Ez cüdâyîhâ şikâyet mî küned (Şu ney’in nasıl şikâyet etmekte olduğunu dinle.
Onun nevâsı ayrı­lık hikâyesidir.) Kez neyistân tâ merâ bübrîdeend Ez nefîrem merd ü zen nâlîdeend (“Beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryâdımdan erkek ve kadın müteessir olmakta ve inlemektedir.”) Sîne hâhem şerha şerha ez firâk Tâ bigûyem şerh-i derd-i iştiyâk (“İştiyak derdini şerhedebilmem için,
ayrılık acılarıyla şerha şerha olmuş bir kalb isterim.”) Herkesî kû dûrmand ez asl-ı hiş Bâz cûyed rûzgâr-ı vasl-ı hîş (“Aslından,
vatanından uzaklaşmış olan kimse,
orada geçirmiş olduğu zamânı tekrar arar.”) Men beher cem’iyyetî nâlân şüdem Cüft-i bedhâlân ü hoşhâlân şüdem (“Ben her cemiyette,
her mecliste inledim,
durdum.
Bedhâl ( Kötü huylu ) olanlar da,
hoşhâl ( iyi huylu ) olanlar da düşüp kalkdım.”) Herkesî ez zann-i hod şüd yâr-i men Vez derûn-i men necüst esrâr-i men (“Herkes kendi anlayışına göre benim yârim oldu.
İçimdeki esrârı araştırmadı.”) Sırr-ı men ez nâle-i men dûr nist Lîk çeşm ü gûşrâ an nûr nîst (“Benim sırrım,
feryâdımdan uzak değildir.
Lâkin her gözde onu görecek nûr,
her kulakda onu işitecek kudret yoktur.”) Ten zi cân ü cân zi ten mestûr nîst Lîk kes râ dîd-i cân destûr nîst (“Beden ruhdan,
ruh bedenden gizli değildir.
Lâkin herkesin,
rûhu görmesine ruhsat yoktur.”) Âteşest în bang-i nây ü nîst bâd Her ki în âteş nedâred nîst bâd (“Şu ney’in sesi âteşdir; havâ değildir.
Her kimde bu âteş yoksa,
o kimse yok olsun”) Âteş-i ıskest ke’nder ney fütâd Cûşiş-i ışkest ke’nder mey fütâd (“Neydeki âteş ile meydeki kabarış,
hep aşk eseridir.”) Ney harîf-i herki ez yârî bürîd Perdehâyeş perdehây-i mâ dirîd (Ney,
yârinden ayrılmış olanın arkadaşıdır.
Onun makam perdeleri,
bizim nûrânî ve zulmânî perdelerimizi —yânî,
vuslata mânî olan perde­lerimizi — yırtmıştır.) Hem çü ney zehrî vü tiryâkî ki dîd Hem çü ney dem sâz ü müştâkî ki dîd (Ney gibi hem zehir,
beni panzehir; hem demsâz,
hem müştâk bir şeyi kim görmüştür?) Ney hadîs-i râh-i pür hun mîküned Kıssahây-i ışk-ı mecnûn mîküned (Ney,
kanlı bir yoldan bahseder,
Mecnûnâne aşkları hikâye eyler.) Mahrem-î în hûş cüz bîhûş nist Mer zebânrâ müşterî cüz gûş nîst (Dile kulakdan başka müşteri olmadığı gibi,
mânevviyâtı idrâk etme­ye de bîhûş olandan başka mahrem yokdur.) Der gam-î mâ rûzhâ bîgâh şüd Rûzhâ bâ sûzhâ hemrâh şüd (Gamlı geçen günlerimiz uzadı ve sona ermesi gecikdi,
O günler,
mahrûmiyetden ve ayrılıkdan hâsıl olan ateşlerle arkadaş oldu -yâni,
ateşlerle,
yanmalarla geçdi.) Rûzhâ ger reft gû rev bâk nîst Tû bimân ey ânki çün tû pâk nist (Günler geçib gittiyse varsın,
geçsin.
Ey pâk ve mübârek olan insân-ı kâmil; hemen sen var ol!) Herki cüz mâhî zi âbeş sîr şüd Herki bîrûzîst rûzeş dîr şüd (Balıkdan başkası onun suyuna kandı.
Nasibsiz olanın da rızkı gecikdi.) Der neyâbed hâl-i puhte hîç hâm Pes sühan kûtâh bâyed vesselâm (Ham ervâh olanlar,
pişkin ve yetişkin zevâtın hâlinden anlamazlar.
O halde sözü kısa kesmek gerekdir vesselâm.)
Bu eser Bişnev Ez Ney ismiyle İlahi kategorisine eklenmiştir.
Yorum Yapın
Güvenlik: 9 nedir?

REKLAM

Alt Reklam Alanı (Esnek / AdSense)