Çanakkale Şehitlerine

EserÇanakkale Şehitlerine
SöyleyenUğur Arslan
Kategoriİlahi
İstatistik 2,530 Görüntülenme
Etiketler#Uğur Arslan#ilahi#dinle

Çanakkale Şehitlerine İlahi Hakkında

Çanakkale Şehitlerine başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine, varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak, okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.

Eserin söyleyeni/sanatçısı Uğur Arslan olarak kayıtlıdır. Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.

Arşiv Bilgisi

Çanakkale Şehitlerine, İlahi arşivinde eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.

Dinleme ve Söz

Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.

Keşif Önerisi

Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.

Çanakkale içinde aynalı çarşı ana ben gidiyom düşmana karşı of gençliğim eyvah Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
Şühedâ gövdesi,
bir baksana,
dağlar,
taşlar… O,
rükû olmasa,
dünyada eğilmez başlar,
Yaralanmış tertemiz alnından,
uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna,
yâ Rab,
ne güneşler batıyor! Ey,
bu topraklar için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi… Bedr’in arslanları ancak,
bu kadar şanlı idi.
Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı; Beriden zelzeleler kaldırıyor a’mâkı; Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin; Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağım,
Atılan her lağımın yaktığı Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler,
ölü püskürmede yer; O ne müdhiş tipidir ya Rab Savrulur enkaz-ı beşer… Kafa,
göz,
gövde,
bacak,
kol,
çene,
parmak,
el,
ayak,
Boşanır sırtlara vadilere,
sağnak sağnak.
Çanakkale içinde vurdular beni ölmeden mezara koydular beni of gençliğim eyvah Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran… Sen ki,
İslam’ı kuşatmış,
boğuyorken hüsran,
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın; Sen ki,
rûhunla beraber gezer ecrâmı adın; Sen ki,
a’sâra gömülsen taşacaksın…Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar,
seni almaz bu cihât… Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın? ‘Gömelim gel seni tarihe’ desem,
sığmazsın.
Ey şehid oğlu şehid,
isteme benden makber,
Bak sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.
Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı; Beriden zelzeleler kaldırıyor a’mâkı; Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin; Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağım,
Atılan her lağımın yaktığı Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler,
ölü püskürmede yer; O ne müdhiş tipidir ya Rab Savrulur enkaz-ı beşer… Kafa,
göz,
gövde,
bacak,
kol,
çene,
parmak,
el,
ayak,
Boşanır sırtlara vadilere,
sağnak sağnak.
Çanakkale içinde vurdular beni ölmeden mezara koydular beni of gençliğim eyvah
Yorum Yapın
Güvenlik: 8 nedir?