Coşar Avizeler Artık

EserCoşar Avizeler Artık
SöyleyenAbdullah Tamamlar
Kategoriİlahi
İstatistik 4,910 Görüntülenme
Etiketler#Abdullah Tamamlar#ilahi#Coşar Avizeler Artık

Coşar Avizeler Artık İlahi Hakkında

Coşar Avizeler Artık başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine, varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak, okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.

Eserin söyleyeni/sanatçısı Abdullah Tamamlar olarak kayıtlıdır. Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.

Arşiv Bilgisi

Coşar Avizeler Artık, İlahi arşivinde eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.

Dinleme ve Söz

Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.

Keşif Önerisi

Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.

A-Z Dizin search Giriş Yap Kayıt Ol Ana Sayfa visibility Coşar âvizeler artık,
köpürür kandiller; Bu ışık çağlayanından bütün âfâk inler! Yalının cebhesi,
Ülker gibi,
baştan başa nûr; Nîm açık pencereler,
reng ü ziyâdan mahmûr.
Al,
yeşil,
mâvi fenerlerle donanmış kıyılar; Serv-i sîmînler atılmış suya,
titrer par par.
Dalgalardan seken üç çifte kayıklar sökerek,
Süzülür sâhile,
şâhin gibi,
yüzlerce kürek.
Bir taraftan bu akın yükseledursun karaya; Bir taraftan dökülür öndeki saflar saraya.
Rıhtımın taşları,
zümrüt gibi,
İran halısı Suda bitmiş çemen,
üstünde de Sultan yalısı! Renk renk açmış o başlar,
biriken mahşere bak Fes,
arâkiyye,
sarık,
yazma,
bürümcük,
yaşmak,
Taylasan,
takke,
nazarlıklı hotoz,
âbânî,
Mâvi boncuk,
oyanın türlüsü,
dal dal yemeni… Ama birçokları davetli değilmiş,
kime ne? Bu açılmaz kapılar,
şimdi,
açık her gelene.
Avlu,
dış bahçe,
harem bahçesi,
taşlık,
yer yer,
Medd ü cezrin ebedî sâhası Boy boy siniler,
Ki donandıkça o başlarla,
hemen,
çepçevre,
Tablalar,
ay dede çıkmış gibi,
başlar devre! Yayılır baygın,
ılık bir buğu,
bir tatlı duman; Çözülür büsbütün âvâre sinirler o zaman.
Kafalar tütsüyü aldıkça döner,
mest-i hayât; İki el bir baş için,
kim kime artık? Heyhât! Orta katlar,
sofalar,
belli ki dâvetlilere Sofralar tahtanın üstünde değil bir kerre; Bir de,
oldukça merâsimle mükellef huzzâr; Sonra,
kalkıp oturanlar bütün ashâb-ı vakâr.
Yatsı bir hayli geçer,
çifte ezanlar verilir; Yazma seccâdeler artık yere,
boy boy,
serilir.
Doğrulur Kıble’ye herkes,
kılınır şimdi namaz; Derken âmin çekilip arz edilir Hakk’a niyaz.
– Başlayın mevlide!  – Lâkin,
hani? Mevlidhan yok! – Sordurun!  – Hiç de gören bir kişi,
bir tek can yok! -Üsküdar’dan gelecek sözde,
olur şey mi ki bu? Bâri söz verme…  – Adam sen de,
bırak meczûbu! – Bence aynıyle kerâmet delinin gelmediği Şu ilâhicilerin hepsi okur ondan iyi… – Bilemem.
 – Dinlediniz şimdi…  – Evet,
çok yüksek… Ama hazretle kıyâs etmeye gelmez.
 – Ne demek? – O anaç bülbüle eş beslemez artık yuvalar.
– Pek uçurdun,
a beyim! – Yok,
ben uçurmam,
o uçar.
Sâde bir gelse… Fakat gelmedi,
bilmem ki neden? – Beklemek nâfile,
hâlâ ne gelen var,
ne giden! – Harem ağsında haber… – Anlayabilsek,
ne diyor? – Okuyun,
beklemeyin emrini tebliğ ediyor.
Gâlibâ Vâlide Sultan gazab etmiş hocaya… Gazab ettiyse,
çanak tuttu herif,
doğrusu ya.
Bir saray halkını -sultanla berâber- hiçe say; Bunca dâvetliyi,
dâvetsizi beklet bir alay; “Oyun ettim size; hey sersem adamlar!” diye,
gül! Çekilir nağme değil… Neymiş,
anaçmış bülbül! – Kim bilir,
özrü mü var?  Dinleyemem varsa bile! Başlanır Mevlid’e mu’tâd olan âdâbıyle; Önce tevhîd okunur,
gaşy ile dinler herkes.
O,
güzel,
sonra,
müessir,
sekiz on parlak ses,
Kimi yerlerde ilâhî,
kimi yerlerde durak; Kimi yerlerde cemâatle beraber coşarak,
Kalan üç bahri terennümle,
çekerken âmîn! Ta uzaklarda çakar zulmet içinden bir enîn.
Gecenin kalbi durur; ürperir inler,
cinler; Açılan pencereler,
göz kulak olmuş,
dinler.
O enîn karşıki sâhilden açılmaz mı biraz,
Sûr-i mahşer gibi sesler çıkarır,
şimdi,
Boğaz! Tutuşur,
cebhe-i Sînâ’ya döner,
sîne-i cev Sanki yüzlerce yanık ney savurur,
yer yer,
alev! Kayalardan,
kıyılardan bir ateştir çağlar Lâhn-i Dâvûd ile inler yine gûyâ dağlar! Âh o kudsî nefes eşbâha ederken sereyan,
-Karalar vecd ile pür-cûş,
sular pür-galeyan Dem çekip,
dem tutarak etmeye başlar feryâd,
Boğaz’ın her tarafından bir İlâhî inşâd Sultân-ı Rusül,
Şâh-ı Mümecced’sin,
efendim! Biçârelere devlet-i sermedsin,
efendim! Menşûr-i “Le amrük”le müeyyedsin efendim! Dîvân-ı İlâhî’de ser-âmedsin,
efendim! Sen Ahmed ü Mahmûd u Muhammed’sin efendim! Hak’dan bize Sultân-ı Müebbed’sin,
efendim! Kesilir,
gitgide,
tedrîc ile sesler artık,
Aktarır sâhile mevlidciyi bir köhne kayık.
Koşarak,
doğruca mâbeyne alır karşı çıkan; “Nerde kaldın,
hoca?” der Vâlide Sultan o zaman,
Sen de kalleşlik edersen,
bize eyvahlar ola!” – Henüz akşamdı ki,
gelsem diye,
düştüm de yola,
Yürüdüm haylice… Derken -hele sen kısmete bak! Öteden karşıma bir yaşlıca hâtun çıkarak,
“Azıcık dursana,
oğlum!” dedi.
Durdum,
nâçar.
– Göğsün îmanlıya benzer,
sana bir hizmet var,
Ama reddetme ki,
zâten beni mahvetmiş ölüm Bir perîşan anayım,
dağ gibi evlâd gömdüm! Kızımın cânı için,
bâri bu kırkıncı gece,
Şöyle bir mevlid okutsam,
diyorum,
kendimce.
Nasıl etsem? Okuyan çok ya,
benim yufka elim… Hocasın,
elbet okursun; hadi oğlum,
gidelim.
Ne olur bir yorulursan,
hadi,
bekletme,
günah! Sen benim yavrumu şâd et ki,
rızâen li’llâh,
İki dünyâda azîz eylesin Allah da seni.
Hâtunun sözleri dîvâneye döndürdü beni; Ne saray kaldı hayâlimde,
ne sultan,
ne filân; “Çile dolsun,
yürü öyleyse,
dedim,
oldu olan!” Size yüzlerce adam mevlid okur benden iyi,
Ama bîçâre kızın,
bağrı yanık,
anneciği,
Yoklasın merdini,
nâ-merdini,
insan diyerek,
Eli yüzlerce heyûlâya değip boş dönecek! Fukarânın seneler,
belki,
siler göz yaşını; Hangi taş pekse,
hemen vurmaya baksın başını,
Elin evlâdına yanmaz parasız bir kimse! Çâresizdim sizi bekletmede,
beklettimse.
– Hoca! der Vâlide Sultan,
beni ağlatma,
yeter! Yeniden mevlid okursun bize,
dâvâ da biter.

Coşar Avizeler Artık İlahisi Hakkında

Coşar Avizeler Artık, Abdullah Tamamlar tarafından seslendirilen ve ilahi-sozleri kategorisinde yer alan önemli bir manevi eserdir. Bu ilahi, İslam kültüründe yüzyıllardır söylenen ve günümüzde de büyük ilgi gören ilahi geleneğinin güzel örneklerinden biridir. Eser, sözleri ve melodisiyle dinleyicilere manevi bir yolculuk sunar.

Sözlerin Anlamı ve Mesajı

İlahinin sözleri, manevi duyguları ve ilahi aşkı ifade eden derin anlamlar taşır. Coşar Avizeler Artık ilahisi, dinleyicilerini Allah'a yakınlaştırmayı ve manevi değerleri güçlendirmeyi amaçlar. Eserde işlenen temalar arasında ilahi aşk, peygamber sevgisi, dünya hayatının geçiciliği ve ahiret bilinci gibi konular öne çıkar.

Abdullah Tamamlar Yorumuyla

Abdullah Tamamlar, kendine özgü yorumu ve içten sesiyle bu ilahiyi icra etmiştir. Sanatçının sade ve duygusal üslubu, ilahinin manevi etkisini artırır. Abdullah Tamamlar'nın repertuvarında yer alan bu eser, dinleyiciler tarafından sıklıkla tercih edilen ve paylaşılan bir ilahi olmuştur.

Ne Zaman Dinlenir?

Bu ilahi, özellikle şu zamanlarda dinlenmesi tavsiye edilir:

  • Sabah namazı sonrası güne manevi başlangıç için
  • Akşam dinlenme saatlerinde huzur bulmak için
  • Ramazan ayı ve kandil gecelerinde
  • Yolculuk sırasında manevi atmosfer için
  • Zor zamanlarda manevi destek için

İlahi Dinlemenin Faydaları

Manevi müzik dinlemek, bilimsel araştırmalarla da kanıtlandığı üzere insan ruhu üzerinde olumlu etkiler bırakır. İlahi dinlemek; stres seviyesini düşürür, kalp ritmini düzenler, ruhsal dinginlik sağlar ve kişinin kendisiyle barışık olmasına yardımcı olur. Bu tür manevi eserler, günlük hayatın stresinden uzaklaşmak ve iç huzuru bulmak için etkili bir araçtır.

Benzer İlahiler

Bu ilahiyi beğendiyseniz, sitemizdeki benzer manevi eserleri de keşfedebilirsiniz. Sanatçı dizininde Abdullah Tamamlar'nın diğer eserlerini, kategori bölümünde ise aynı türdeki diğer ilahileri bulabilirsiniz.

Telif ve Kaynak Bilgisi

Bu sayfada yer alan ilahi kaydı, ilgili hak sahibinin izniyle veya kamuya mal olmuş kaynaklardan elde edilmiştir. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz içerikler için lütfen iletişim sayfamızdan bize ulaşın; en kısa sürede gerekli işlem yapılacaktır.

Yorum Yapın
Güvenlik: 6 nedir?