Vefatül Hasan Vel Hüseyn Radıyallahu Anhüma

Eser Vefatül Hasan Vel Hüseyn Radıyallahu Anhüma
Söyleyen Abdullah Tamamlar
Kategori İlahi
İstatistik 4,969 Görüntülenme
Etiketler #Abdullah Tamamlar#ilahi#Vefatül Hasan Vel Hüseyn Radıyallahu Anhüma
A-Z Dizin search Giriş Yap Kayıt Ol Ana Sayfa visibility Rivâyetde gelir bir gün Resûlullâh olubdu şâd Ki dizinde oturmuşdu Hasan ile Hüseyn şehzâd Hüseyn’i öpdü boynundan
Hasan ağzı dudağından
İkisin bâb-ı şefkatde bu resme eyledi îrâd İrişdi Cebrail derhal elinde var idi üç şâl Biri kara biri sarı biri kızıl idi vekkâd Dedi Allah selâm ider buyurur kim revâ mıdır
Beni nice sever çünki bana karşı öper evlâd Benim aşkım anı ister ki benden gayrı sığmaya Benim mahbûb gönül mülkü benim ile olur âbâd Bu kâre donu pes geysün ki yas donudürür bu don Sarı donu Hasan geysün kim ağu içiser bî-dâd Kızıl donu Hüseyn alsun şehîd olur didi zîrâ Dahî Hak şöyle buyurdu gerek kim olasın münkâd Benüm ‘izzim celâlimçün anı kim öpdün ağzından
Ana ağû virem içe dudağından ide infâd Hem anı kim boğazından
öpüpdün yâ habîbim der Kafâsından boğazladam budur ikisine mî’âd Sonucu öyle oldu ki kasd etti Yezîd mel’ûn Birine zehr içirdiler birini itdiler işhâd Yezîd’e la’net olmazdı zamân-ı evvel içinde Velî sonra gelen itdi ideriz itme istib’âd Resûlullâh’ın ol zîra ihânet eyledi ehlin Pes oldu la’nete lâyık çü Hakk’dan eyledi ilhâd Ki zîrâ bunların vasfın kanı dil kim idem takrir Kanı bir levh-i şâfî kim sıfâtında olam nekkâd Resûllullâh meğer bir gün kemâl-i mahz-ı şefkatden Omuzuna alıpdı kim Hasan ider idi isnâd Didi kim severem bunu pes Allâhım sev sen de Kıyâs it öyle olucak ne denli buldu ol irşâd Gerekdir imdi sâdâta halâyık ideler ta’zîm Ki zîrâ sevilir seven sevilmez sevmedi hüssâd Buyurmuşdur dahî bir kez Hüseyn benden Hüseyn’den ben Bunu seven sever Hakk’ı pes onu sevdiler evtâd Hasan bârı ağû içdi za’îf oldı katı hâli Hüseyn anı sorageldi didi itme cezâ inşâd Ki bir mülke varırsın kim gözün açıp görürsün kim Resûlullâh âli ile bağışlar nûr-ı isti’dâd Atandır bu iki sultân bekâda tutdular evtân Pes anda sende istîtân kılıp Hakk’dan istimdâd Hadîce Fâtıma anda anandır bu iki hâtûn Mübârek yüzlerin görüp idesin anda istişhâd Hem anda Ca’fer ü Hamza bu ikisi durur ‘ammin Göresin bunların yüzün ola gönlün be-gâyet şâd Didi ol yanağı gülgûn bir işe ermişem bu gün Ki bu gündür bana düğün iderdim bu günü irsâd Sefer kıldı pes Allah’a irişdi yüce dergâha Ulaşdı şol şehenşâha kim emridir lebi’l-mirsâd Hüseyn de bildi kim ânı alırlar gövdeden cânı İşit pes ol gün elhânı ne resme bağladı ersâd Hitâbet eyledi halka senâlar eyledi Hakk’a Dedi şöyle bilin hakkâ ki cem’oldu bugün ezdâd Ne hak üzre ‘amel olur ne bâtıldan yığılınır Nite işrâk ide pes nûr ya mü’minler ola emcâd Çün öyle geldi bu gelmek sa’âdetdir bana ölmek Ki zâlimlerle derilmek hatâdır ‘ömredir ifsâd Pes andan dökdüler kânı şehîd eylediler
REKLAM
REKLAM ALANI

ânı Ismarladı Hakk’a cânı o gözler nûr-i bî-endâd Mübârek boynunu onun Resûlullâh çün öpmüşdü Bıçak kesmedi ol yerden kafâdan itdiler işhâd Çü âşûre günüydü ki İmâm Hüseyn şehîd oldu Sevinip sürmelendiler gönül şehrin idüp Bağdâd Pes o gün sürme sürdürmek Yezîd’e benzemeklikdir
Revâ mıdır ki mü’minler bu işe olalar mûtâd Aceb midir eyâ mağrûr bu iş gaddâr dünyâdan Kimi kodu kimi koya elinden âh anın feryâd Kanı Âdem kanı İdrîs kanı ilm ü kanı tedrîs Kanı kibr eyleyen İblîs kanı göster Semûd u Âd Kanı Hârût ile Mârût kanı Tâlût ile Câlût Giyip ekfân ile tâbût kara yerde yatar ecnâd Kanı Dahhâk ü Efrîdûn ki dûn itdi anı gerdûn Kanı Nemrûd u İbrâhîm kanı İskender ü Şeddâd Yere urdu Süleymân’ı idindi lokma Lokmân’ı Remîm itdi Nerîmân’ı ne kılar gör cihân bî-dâd Kanı Yûsuf Zelîha hem Kubâd u Keykûbâd u Cem Kanı Keyhusrev ü Hüsrev kanı Şîrîn ile Ferhâd Kanı Firavn ile Mûsâ kanı Yahyâ ile Îsâ Belirsiz oldular fersâ savrdu tozlarını bâd Muhammed Mustafâ kanı kim ol nûr idi hakkânî Virib imişdi Hakk onu ol idi hâsıl-ı îcâd Ana da gör ki n’itdiler rivâyet öyle itdiler
Kuzuya ağû katdılar yedi ol mefhar-i efrâd On iki yıl çün doldu dedi şimdi o vakt oldu Yürekden ebher üzüldü çün öyle eyledi üstâd Ebû-Bekr ü Ömer kanı işitgil ömr-i men kanı Ki Osmân u Ali fânî oluben dökdüler ecsâd Acebdir bu senin özün ki dönmez dünyâdan yüzün Bakar doymaz ona gözün bilişdin olamazsın yâd Bilir misin sana n’ola seni de göndere yola Gözün yaşlar ile dola aceb eder misin hiç yâd Ecel kapladı sağ u sol gözetir iki gözün yol Sana senden yakındır ol ki doğmuşdur bile hem-zâd Başın eline almışdır alıp meydâna gelmişdir
Gözün yüzünde kalmışdır seni tutmuşdurur cellâd Ecel sayyâdının nâgâh çü düşdü ağına bir kuş Tutup kodu adın âdem gözet neyler onu sayyâd Kafesden eyledi zindân zebânîler kodu derbân Bu derde bulamaz dermân nebî mürsel velî zühhâd Bu kuş anda usanısar kafes bir gün usanısar İçinden kuş boşanısar kafesden olusar âzâd Bu yerden gidicek yurdu ya olur ‘âlem-i envâr Ya olur ‘âlem-i âfât çü yokdur günbede bünyâd Düşiser toprağa cismi belirsiz olısar resmi Unutula anın ismi ne devlet fânîye ne âd Bozar nakşı ki yazmışdır yıkar köşkü ki düzmüşdür Şu beydaklar ki dizmişdir derer bir bir geri nerrâd Pes aldanma nukûşuna nedir kendi nukûşu ne İrersin yol yokuşuna eğer tutmaz isen Nûn-Sad Dîvânında eli bağlı kulundur yâ Resûlallâh Yazıcıoğluna eyle şefâ’at ki ola dil-şâd
Bu eser Vefatül Hasan Vel Hüseyn Radıyallahu Anhüma ismiyle İlahi kategorisine eklenmiştir.
Yorum Yapın
Güvenlik: 12 nedir?

REKLAM

Alt Reklam Alanı (Esnek / AdSense)