Dinle şimdi edeyin söze şurû’ Savb-ı Hakk’dan hoş kelâm ide tulû’ Yazayın âyât u ahbârdan nukûl Kellimi’n-nâse ‘alâ kaderi’l-‘ukûl Cem’ olup bir gün sanâdîd-i Kureyş Yürüyüş itdiler ol sultâna bîş Kimisi şâ’ir kimi sâhir didi Kimisi mecnûn diye söz söyledi İşidüp bu sözleri mi’mâr-ı dîn Kalb-i pâki gamlanup oldu hazîn Bir yâne gamm-ı şamâtât-ı a’dâ Bir yâneden âteş-i ‘aşk-ı Hudâ Bu iki kürbetle ol hayrü’l-enâm Ol gice itdi Hatîm içre kıyâm Gâh gamından ol mübârek başını Pâyine salup dökerdi yaşını Gâhî sarf edüp semâya tarfını Rabbisine arz iderdi hâlini Ger bu hâl içre habîbine hakîm Nice merhemler sarar ana rahîm Tâ ki bundan bileler ehl-i belâ Kim belâ zımnındadır lutfu dile Pes bu hâl üzre irer peyk-i celîl İrgürür Hakk’ın selâmın ol cemîl Didi şâd ol ey Resûl-i muhterem ‘Arşına da’vet ider Rabbü’l-ümem Hem diler vâkıf kıla esrârına İre ‘ilmin cennetine nârına Olmaya kavlinde tâ zann ü gümân Diyesin her işi aslınca beyân Nice bir ferş üzre mağmûm ola dir Telh-ı hicrân ile mehmûm ola dir Nice bir cevr-i Kureyş ile cefâ ‘Arşıma gelsin bu dem bulsun safâ Nice bir hicrân ile sîne cürûh Vaktidir vaslımla bulsun sad fütûh Hazretimden dâimâ ehl-i felek Tal’atin nûrunu iderler dilek Hem recâ etmekdedir ‘arş-ı ‘ulâ Hâk-i na’leynin ide kühl-i cilâ Hazrete gitmeğe tîz eyle yerak Kim benimledir getirmişim burak İşitüp ol Şâh yöneldi Zemzem’e İtdi Zemzem kapusunda zemzeme Gusl edüben itdi tecdîd-i vudû’ Pâk idi evvelde pâk oldu aru Pes Harem içre iki rek’at namâz Sad huşû’ ile kılup itdi niyâz Tutdu ta’zîm ile Cebrâil rikâb Bindi pes mazhar-ı ol ümmü’l-kitâb Anda durmuşdu melâik sâf sâf Etİtdiler tekbîr ile i’zâm-ı sâf Didiler yümnün mübârekdir
şehâ Sen güneşsin gayrı mürseller sühâ Pes senâ ile yöneldi ol cemîl Gitdiler
Kuds’e yanınca Cebraîl Râkibin şevkı edüp merkûbe tâ Ne yeri görse ana basardı pâ Kurb-ı Kavseyn’e giderken hem-ça tîr Geldi sağından bir âvâz ey dilîr Didi dön yolunda çokdur mühlikât Ol söze itmedi Hazret iltifât Geri solundan bu nev’a bir nidâ Geldi hiç dinlemedi ol muktedâ Geldi bir ‘avrat düzenmiş bi’t-tamâm Dön diye ol dahi itdi ihtimâm Ana dahi uymadı ol mühtedâ Seyrine vü râhına cânlar fedâ Geldiler pes Kuds’e ol sâ’atde hoş Şevk-ı ma’şûk ile cân eylerdi cûş Girdiler
Aksâ’ya pes kıldı namâz Bâdehû dergâha çok itdi niyâz Döndü Cebrâîl’e didi ey refîk Bir nice iş vâkı’ oldu der tarîk Sağ u soldan geldi bir nice sadâ Dön diye eylediler bana edâ Geldi bir avrat da çok dâm eyledi Dön diye ol dahi ibrâm eyledi İtmedim hiç birisine iltifât Bana hall eyle bu işte müşkilât Hamd edüp ol demde Cibrîl-i Emîn Didi saklamış o hayrü’r-râhimîn Ger sağından söze olsa rağbetin Hep yahûdî olısardı ümmetin Ger solundan yana itsen himmeti Hep nasârâ azdıraydı ümmeti Avratın sözüne ger etsen kıyâm Ehl-i dünyâ olaydı ümmet tamâm Zîrâ ol dünyâ idi geldi sana Yâ Muhammed ‘avn-i Hakk irdi sana Hamd ana bu üç hatardan ol kerîm Ümmetini sakladı kılmadı bîm Hem o demde iki kâse sundular
Biri hamr u biri süddür didiler
Didi bana Cebraîl ey bahtiyâr İkisinden birin itgil ihtiyâr Ben süde meyl eyledim içdim hemân Didi hoş vardın südü içdin ey cân Fıtrat-ı İslâm’a irdi ümmetin Tutısardır
şark u garbı ümmetin Ger hamîrden içe idin ey hümâm Ümmetin ‘âsî olaydı bi’t-tamâm Olmak istersen
Habîb’e âşinâ Ver salâtı bul anınla rûşenâ
Bu eser Faslı Diger ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.