Faslün Fi Radaihi

Eser Faslün Fi Radaihi
Söyleyen Abdullah Tamamlar
Kategori İlahi
İstatistik 2,146 Görüntülenme
Etiketler #Abdullah Tamamlar#ilahi#Faslün Fi Radaihi
Dinle benden bunu ey yâr-ı Nebî Söyleyem sana zi-esrâr-ı Nebî Cân ü dilden dâyelik idem sana Ger kulak tutar isen benden yana Tıfl-ı cânın sedy-i hikmetden eme Terbiyet bulup irişe hoş deme İrişe Cibrîl-i ilhâmdan sana Sol haberler kim kalısarsın tana Sadrını şerh ile tathîr eyleye ‘İlm ü hikmet birle tenvîr eyleye Pes vücûda geldi Sultân-ı Rusül Ya’nî ol mi’mâr-ı dîn hân-ı rusül Mekke’nin hâtunları ey hoş nihâd Oğlun emzirmezdi üç günden ziyâd Dâye tutardı fakîr u ger ganî Ücret ile emzirirlerdi anı Bir kabîle var idi beyne’l-‘Arab Hûy idi anlarda ‘iffetle edeb Eslahıydılar cehâlet ehlinin Ekseri efkardı lâkin anların Kim Benî Sa’d idi hoş anlara nâm Buldular
âhir sa’âdetle nizâm İttifâkâ içlerinde kaht-ı sâl Olmağın kalmadı anlarda mecâl Bu sebebden nice hâtun Kabe’ye ‘Azm kıldı erleri anda bile Dâye olup tâ ki oğlan alalar
Sâhibinden türlü ihsân bulalar
Ol Halîme ana bileydi o dem Bir ulu hâtun idi zâtü’l-himem Irkı pâk ü tab’ı hem mevzûn idi Kânı’aydı himmeti efzûn idi Olmasaydı cümle evzâ’ı latîf Anın emmezdi südünü ol şerîf Vâr idi bir yaşlıca aruk deve Südün içmek için aldılar bile Lîk aç olmağ ile süd ey dede Kalmadı ne devede ne ânede Vâr idi bir merkebi ol da za’îf Cümleden geri kalırdı ol nahîf Geldiler bu hâl ile pes Mekke’ye Bu garazla vardılar her hâneye Cümlesine Hazret’i arz itdiler
Bu yetîmdir diye i’râz itdiler
Ol Halîme lâkin ol zâtı temiz Anladı kimdir o Sultân-ı Azîz Emmemişdi kimsenin ol sedyini Hiç tereddüd etmeyüp aldı anı Titredi üstüne ol hâtun hemân Kim helâlıyla tanışdı ol zamân Didi budur gerçi bir tıfl-ı yetîm Lîk bundan umarım nef’ dilim Çehresi hûbdur sa’âdetden nişân Var cebîninde olısar ‘âli-şân Virdi destûr aldılar ol serveri Bağrına basdı hemân ol dilberi Ağzına aldı hemân sedy-i latîf İmreyüp südüyle doldu ol şerîf Oğlu bulmaz iken anda katre şîr Gözlenüp ol sedyi oldu müstenîr Bu mübâreklikle südlendi deve Şâd u hurremlikle döndüler eve Nicesi şâd olmasın ol mâhitâb Koynuna girdi anın ni’me’l-meâb Hicrine aldı vü bindi merkebe Oldu şevkinden o merkeb fârihe Kimseye yol vermez oldu der-tarîk Kim ama râkib-dürür ni’me’r-refîk Merkebine reşk iderdi âsumân Mâh-ı nev-na’l olmak isterdi hemân Kanda kim uğradılar bitdi çemen Ümm-i geylân her biri serv ü semen Ol Halîme ol şerîfe râyegân Virdi her kârı sa’âdetden nişân Ana hep reşk itdi ehl-i kâfile Bakdılar
çün hâline insâf ile Didiler kim ol yetîm-i ecmeli Kâşki biz alıp olaydık kâfili Pes sa’âdet olmadı anlara yâr Geçdi fursat assı etmez âh ü zâr Geldiler evli evine sâlimîn Girdiler yerli yerine gânimîn Ol Halîme lîk ol kadir-şinâs ‘İzzet ile zâhir oldu beyn-i nâs Koyunun kanda iletseydi çobân Doyar idi südlenirdi ol zamân Gayrılara hâsıl olmazdı bu hâl Bildiler kim bu yetîmindir hısâl Mâ hasal yümn-i kudûmu ol şehin Zâhir oldu dâyesinde ol mehin Dir idi zevci Halîme’ye müdâm Bu sa’âdet bize bundandır tamâm Kardaşından yeğ severlerdi anı Her işinde ön görürlerdi anı Günde bir aylık büyürdü ol imâm Ayda bir yıllık olurdu ol hümâm İki yaşa irdi ol sultân-ı dîn ‘Unsur-ı pâki tamâm oldu yakîn İltdiler anı anasına gerü İtdi anlara mükâfât ol erü Çünkü bulmuşlardı çok hayr-ı kesîr İftirâkı oldu anlara ‘asîr Didiler anasına ey nesl-i pâk Sen bilirsin tâzedir bu tıfl-ı pâk Doymaya diriz hevâ-yı Mekke’ye Korkarız za’f ire hem bu tâzeye Yine ver bize olalım hâdimi Yümn-i pâyinden bulalım hoş demi Şol kadar yalvardılar ol ikisi Döymedi yalvarmağa pes ânesi Koşdu âhir anlara ol serveri Hasretiyle oldu cânından berî Sevnişürek geldi anlar dârına Pes mukârin oldular dildârına Nice müddet oldu bir gün nâgehân Dâyenin oğlanları ol kâmilân Dilek itdiler anadan ey ana Kim Muhammed bile gitsin koyuna Nice bir mahbûs olur ol hoş-nihâd Seyr-i sahrâ ile hoş bulsun küşâd Gide tâ kim tab’-ı pâkinden melel Bize gelsin ana gelmesin zelel Bilir idi mihribân oldukların Birbirinden anı yeğ sevdiklerin Virdi destûr aldılar dilşâd olup Sohbet-i ihvân ile âbâd olup Geldi ol sâ’atde Cibrîl-i Emîn Sadr-ı pâkin şak ider şâhın hemîn Kalbini şeytânî hazdan itdi pâk Yenine îmân ü hikmet kodu pâk Hem açup anda mübârek bağrını Vurdu zahrına nübüvvet mührünü Mühr anınçün vurdular ol pâdişâh Kim ola mahsûs-ı dergâh-ı ilâh Hem işâretdir kim ol nûr-ı ziyâ Mühr vuruldu ola hatmü’l-enbiyâ Hem işâretdir kim ol ‘âlî-nişân Anı kim görse olurdu şâdumân Nûr-gâhı berk olurdu şâmeden Lem’ası taşra çıkardı câmeden Ohşadı pes Cebraîl öpdü yüzün Didi sen mahbûb-ı Hakk’sın ey güzîn Hıfz ide seni muhâlifden Hudâ Tâ ki ‘âlemde olasın muktedâ Bir yana evlâd-ı dâye yüğrüşüp Evlerine geldiler pes ağlaşup Didiler bir kişi geldi nâgehân Ahmed’in sadrını şakk itdi hemân Heybetinden varamadık yânına Ol şehi öldürdü kıydı cânına İşitüp dâye anı ol mihribân Âh u efgân ile tîz irdi hemân Gördü diridir durur ol serveri Lîk tağyirdi o vech-i enveri Hamd edüp bağrına basdı ol şehi Götürdü meh-i tâbdan ol mehi Danışup erine der işbu hilâl Korkarım bedr olmadan bula zevâl Hoşdur ulaşmak emânet ehline Yaraşır kim şems ulaşa burcuna Kodular ol gün ol şâhı hevdece ‘Azm-i Mekke eylediler ol gice Âmine Hâtun’a geldiler hemân Didiler günden güne işbu cüvân Tal’atı hûb u mübârekdir işi Cümle dilde yer ider her cünbüşi Her gören reşk ile nâzırdır buna Korkarız kim bed-nazar değe ana Anası aldı anı ikrâm ile Dâyesini döndürüp in’âm ile Altı yıldan sonra gitti ânesi Ferd ü tenhâ kaldı ol dürdânesi Gerçi Abdulmuttalib oldu kefîl Fi’l-hakîka ana Hakk idi vekîl Çün sekiz yaşına irdi ol Habîb Rıhlet itdi dünyeden cedd-i lebîb Anı ammisi Ebû Tâlib bu dem Gördü gözetdi kemâlince o dem Nice yıldan sonra ol dâye yine İki defa irdiler dîdârına Biri bi’setden ön idi geldiler
REKLAM
REKLAM ALANI

Hadîce Anayı almış buldular
İtdi anlara o şâh in’âm-ı tâm Sevnişi geldiler anda ol kirâm Biri bi’setden son idi kim bular İşitüp ahvâli anda geldiler
Buldular
îmân ile hoş ‘izz ü câh Buldular her vech ile lutf-ı ilâh
Bu eser Faslün Fi Radaihi ismiyle İlahi kategorisine eklenmiştir.
Yorum Yapın
Güvenlik: 7 nedir?

REKLAM

Alt Reklam Alanı (Esnek / AdSense)