Şarabı tanıyor musun,
üzümün kökü yokken,
Sekâni şarap vardı,
bütün enbiyalar,
evliyâların O şaraptır gıdası,
bu âleme geldiler ol canlar
Yine şarap oldu anların gıdası; sekâni şarap İçen içti kâmil elinden,
o şaraptan kana kana Bu âlemde sekâni şaraptan içemeyen adüler,
Öbür âlemde de içemeyeceklerdir işitmiyorsun Nerde senin gözlerin,
kalbin,
kulakların,
ey zahid! Sanki senin derdin benim derdimmiş hocam Kürsüde nasihat veriyorsun,
sen anlamıyorsun Haramîlerin şiarı belli; adam soymak.
Ey elfaz! Sen ise,
Allah’a giden yollara set çekiyorsun Bir defa Hakk yoluna dönsen,
senin şerrinden Nice Allah’ın kulları felâh bulup rahat olacaklar
Fiy sudûrinnâsi vennâs fehmedemiyor musun? Kazdığın kuyuya bir gün kendin düşeceksin
Davud,
hezaren hayali hatipler geldi,
geçtiler
Dünyaya kazık çakmak için uğraştı hep onlar Deden dünyaya neden kazık çakamadı acaba? Bir kefenle bu âlemden,
gözyaşı dökerek gittiler
Bu eser Şarabı Sen Tanıyor musun ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.