Yine geldi vahdet ellerinin kokusu vahdeti şuhud ile Kesildi yollarım ehadiyet-ül cem ile,
ey eşeddül belâ Nerde kaldın sen,
şimdi artık limen dahi kalmadı Ne gelen,
var ne giden,
ne söz var,
ne de beden Öyleyse ya nedir bu vücud,
söylesene bana ey merdan? Yetmiş bin perdenin arkasında gizlenmiş genc-i pinhan Kime sorsan haber alamazsın,
o diyarda konuşmaz lisan Kalmamış gücü,
her pencereden girmiş hakikat güneşi Cihana can veren,
bütün renkler kokular salan,
insan Şekline girmiş rahman,
cemâl celâl birleşmiş kâmilde.
Arıyorsan Muhammed’i,
seviyorsan,
can Ahmed’i Dört çar-ı yâri,
Allah resulüdür hakikatin esrarı.
Vel’asr-ının sırrı,
anın canı olan piri fanidir bugün Davud Bu kadar kitap,
bu kadar cami,
minare,
hep onu tarif eder Ezanlar okunuyor,
selâlar veriliyor,
hep pîre davet ediyor Yazık işitmiyorsun okuduğun,
dinlediğin,
ezanın mânâsını
Bu eser Yine Geldi Vahdet Ellerinin Kokusu ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.