Padişahlığı On Yıl Olan Ülke

Eser Padişahlığı On Yıl Olan Ülke
Söyleyen Abdullah Tamamlar
Kategori İlahi
İstatistik 3,083 Görüntülenme
Etiketler #Abdullah Tamamlar#ilahi#Padişahlığı On Yıl Olan Ülke
Rivâyet olunupdur bu hikâyet Ki var aksâ-yı Hind’de bir vilâyet İderler bir kesi şâh-ı cihândâr Olur on yıl tamâm onlara hod kâr Kaçan bulur nihâyet ‘aşr-ı kâmil Onu ma’zûl ederler onda hâsıl Soyarlar hil’atin tâcın alırlar
Yine evvelki şâlın giydirirler
Onu bir sandala koyarlar ol ân Biner onun ile bir nice merdân Ki vardır onda bir hâlî cezîre Katı mûhiş makâm u gâr-ı tîre Velâkin çok sibâ’ u mûr u mârı Akârib bî-nihâye yok şumârı Bulardan gayrı yokdur onda zî-rûh Olur her kim ki varır onda mecrûh Ulaşdırırlar onu ol makâme Kimesne nâmın anmaz tâ kıyâme Bu vahşetle kalısar anda tenhâ Anın hâlini ancak bile Mevlâ Çü kişver şehsiz olmaz dinle hâli Bu dem yola bakarlar ol ahâlî Kaçan yoldan gele bir şahs-ı mechûl Onu şâh idinirler sağ u ger sol Çıkarırlar gedâlık kisvetinden Giyer zerrîn-i şâhî hil’atinden Semend-i devlete binüp hemânî Ururlar başa tâc-ı husrevânî Şu resme kim düzülmüş resm-i şâhân Anı icrâ ederler ana ol ân Getirirler onu âhir serâye Şeh olur anda a’yân u gedâye Anın olur cevârî dahi gılmân Neye kim mâlik idi şâh-ı pîşân Olur on yıl bu üslûb üzre mağrûr Sonunda ‘azl iderler misl-i mezkûr Sürûrun ödemez sonra sübûru Kıyâmına onun değmez hurûru Be-âhir itdiler bir şâhı ma’zûl Yola bakarlar idi sağ u ger sol Göründü bir şebah şekl-i gedâda Gelir yorgun u argın ol fütâde Yine ‘âdetce istikbâl u ı’zâm Kılup itdiler ana hâli i’lâm Didi şâhlık kanı kandan gedâlık Düşer mi hîç gedâya muktedâlık Beni kon hâlime itmen cefâyı Ki ben dîbâya virmezem ‘abâyı Didiler vâcib olmuşdur bu ibrâm Zarar görme kabûl it kılma ârâm Kabûl itdi be-âhir hâh u nâ-hâh Serâya geldi oldu cümleye şâh Tasarruf eyledi hep zîr ü bâlâ Ana râm oldular a’lâ vü ednâ Çü vâkıf oldu ol ‘âdetlerine Teemmül kıldı hâlin yandı sîne Tefekkürle çerâğ-ı ‘aklı rûşen Bakup her kûşeyi seyr itdi ahsen Bu dem cem’ eyleyüp erkânı derhâl Birin birin bulara sordu ahvâl Ki n’olmuşdur o dem şâh-ı mukaddem Ne itmişdir ‘amelden benden akdem Beyân itdiler anın sîretinden Cezîre içre âhir hasretinden Dedi hâtırda bu iş oldu peydâ Cezîreyi varup kılam temâşâ Çü âhir olacakven onda ‘âkif Gerekdir kim olam ben ana vâkıf Didiler bu işi ey şâh-ı ekrem Kimesne etmedi hîç senden akdem Didi vârid durur emr-i mutâ’ım Ki ola ol husûsa ıttılâ’ım Eğerçi tahta geçmiş nice nâdân Meâli kılmamışlar hergiz iz’ân Tedârik oldu pes şâh ile huddâm Gemilerle varıldı anda encâm Görür nefsinde onu vahşet-âbâd Ne hâne var ne şenlik ferd-i efrâd Sibâ’ u dahi hayyât u akârib Dolu her köşesi ‘aksü’l-me’ârib Görür ol yerde şâhân-ı ‘ızâmı Bedenler hâk olup kalmış ‘ızâmı Derûnu yandı nice ibret aldı Velî açmadı onu kalbe saldı Yine ‘avdet edüp çün geldi tahta Diler dâim ire taht ile bahta Mühendisler getirdi nice üstâd Derûnunda olanı itdi irşâd Ki yapıla cezîre içre me’vâ Ola ‘azlinde ona cây u mesvâ Yapıldı pes sarây-ı hûb u matbû’ Uruldu köşe köşe sakf-ı merfû’ Akıtdılar hem enhâr u hıyâzı Düzetdiler beher sû hoş riyâzı Kuruldu mezâri’ bâğ u bustân O dem gönderdi kullar hem kenîzân Dahi esnâf-ı hayvândan mevâşî Tedârik itdi ola nân u aşı Tenâsül itdi gılmân u kenîzân Tamâm bir şehr ü bâzâr oldu ol ân Cezîre içre pes çok cavk-i ‘âlî Olup cem’ oldu evlâd u ahâli Demâdem hoş metâ’ı şâh-ı dânâ Ana göndermedeydi ol tüvânâ Şu resme eyledi kalmadı noksân Ana varmağa iverdi dil ü cân Alup vasfın onun âyendesinden Olurdu dem-be-dem cûyendesinden Çü müddet yetdi oldu anda ma’zûl Çıkardılar sarâydan oldu mahzûl Çıkarup hil’atin şâh-ı cihânın Geyirdiler donun yine gedânın Kodular zevrak içre vefk-i mu’tâd Fenâ şeklinde gerçi leyki dil şâd Sefîne çün kenâra kıldı ârâm Anı karşıladı gılmân u huddâm Ki göndermişdi anı gelmeden ol Anı bilmişdi bir bir görmeden ol Elinde armağan dilde tehiyye Dilerler ideler
REKLAM
REKLAM ALANI

şâha hediyye Cezîre sahnına çün kim kodu pâ Nisâr itdiler anda çok hedâyâ Çıkardılar yine şâl-i gedâyı Geyirdiler libâs-ı pâdişâyı Rikâbın tutdular bindi semende Teferrüc iderek bâğ u çemende Serâyına gelüp irişdi tahta Henûz irdi sa’âdet birle bahta Hikâyetten haber aldın mı cânâ Rumûzun anladın mı bu edânın Ki hasb-i hâlidir şâh u gedânın Ezel bâğında idi rûh fâhir Fenâ tîhinde çün oldu müsâfir Beden mısrına çün oldu mürûru Anı şâh itdiler buldu gurûru Çü buldu bunda huddâm u hazâin Dahi her köşesinde çok defâin El ayak göz kulak sâir cevârih Derûnda ‘akl u fikrinden kavârih Buları çünki buldu râygâne Tasarruf kıldın anda eblehâne Müebbed fikr edüp tâc u kabâyı Virirdin nefse dâim müştehâyı Bu şâhlıkda geçinsen sâl ü eyyâm Be-âhir bulısar devrânı encâm Bu hil’atden olursun onda ‘ârî Kefen bezden giyisersin izârı Koyarlar zevrâk-ı tâbûta nâçâr Kılarsın anda efgân ile bin zâr Mekân ola sana âhir cezîre Ki kabrin olısar ol çâh-ı tîre Ne mûnis ne firâş u ne çerâğın Ne yastık ne lihâf u ne yarağın Garîb-i nâ-tüvân u müflis-i zâr Görünmez kimse hîç ez-yâr u ağyâr Ne hâdim var ne bevvâb u ne hod zâd Muhassal her cihetden vahşet-âbâd Ne revzen var ne der vardır ne derbân Ne dâye var ne evlâd u ne gılmân Nihâyet yok velî mûr ile mâra Göriserdir varanlar ol diyâra Bu üslûb üzredir
çün kabr-i tîre Ki muhtâc olısarsın bir hasîre Tedârik birle eyle onu âbâd İşitdin nice kıldı şâh-ı irşâd Düriş gönder ona türlü metâ’ı Ki tâ çekmeyesin anda sudâ’ı Kaçan olsan beden tahtında ma’zûl İdeler zevrâk-ı tâbûta mevsûl Ulaşdıkta sefîr-i kabre tâbût Ne ki gönderdin anda buluna kût Pes istikbâl ide a’mâl u tâ’ât İrişe sana envâ’-ı ‘atıyyât Ki anı itmiş idin evvel irsâl Bulasın gerçi geçmişdi meh ü sâl Yapılmış bulasın onda serâyın Doğa evrâd u ezkârından ayın وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِۜ Vemâ tükaddimû li enfüsiküm min hayrin tecidûhu indallah.
(Kendiniz için önceden ne hayır yaparsanız Allah indinde onu bulacaksınız) Bunu mi’yâr edin her kâr-ı hayra Bulursun sıdkını vardıkda kabre
Bu eser Padişahlığı On Yıl Olan Ülke ismiyle İlahi kategorisine eklenmiştir.
Yorum Yapın
Güvenlik: 9 nedir?

REKLAM

Alt Reklam Alanı (Esnek / AdSense)