Misâlinde fenâ dünyâ oturmuş köhne pîr ancak Donanmış cismine evlâd kimi nâr kimi nûr ancak Sürülüp cümle mahlûkât kimi konar kimi göçer Gelir kandan gider kanda bilinmez anca sır ancak Hezârân kârbân geldi bu yolda verdiler cânı Nihâyet menzile varup irişen binde bir ancak Görün ol sâni’-i kudret ne hikmetler kılar izhâr Kimi Nemrûd dağı denmiş kimi Mûsâ’ya tûr ancak Alan birdir veren birdir gören bir gösteren birdir
Anın hep emrine fermân cihân hükmünde pür ancak Her eşyânın derûnunda ‘acâib hükmü var bir bir Görünmez birbirine ol denilmez gizli yer ancak Haber vermediler bundan dalan deryâ-yı ‘irfâna Kiminin yüzü ak olmuş kiminin yüzü kir ancak Kimi insân kimi hayvân değil bir birine yeksân Kiminin yazılup ihsân kiminin şerr ü şûr ancak Kimi cinler kimi dîvler gezüp avlı avın avlar Kimi hakkı bilüp söyler kimi ferdâya kor ancak Kimi yahşı kimi yatlı ‘acâib mahlûkât peydâ Kiminin adı mâr olmış kiminin adı mûr ancak Nasîbin dürüşüp almak dilese bir biri nefsin
Verilmiş kendüye kısmet görünmez anı yer ancak Gelen konar kanan göçer kimesne evvelin bilmez
Gelen eydür ki bu ahkâm henüz kurulmuş der ancak Yağar gökden biter yerden kimi geçden kimi erden Kimi bâğçe kimi bostân kiminin adı gür ancak Kimi bundan gider gelmez kimi ağlar yürür gülmez
Kimesne birbirin bilmez hemân derd bende der ancak Sinân Ümmî bugün hikmet çerâğın yakdı kalbinde Bakup fa”âline çarhın elinden şirki yur ancak Ümmi Sinan
Bu eser Misalinde Fena Dünya ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.