‘Âşıkın hâlin sorarsan tevhîdin hammârıdır
Nûş ider ‘aşkın şarâbın dü cihândan fâriğdir
Girmez anın sem’ine hiç kimsenin efsânesi Cân kulağından gelen ol Hâlık’ın güftârıdır
Vâr ile yâr olmak ister kim ki yok olmak gerek Sırr-ı kenzullaha iren dü cihân deyyârıdır
Anla sırdan kim şerî’at kapusunda evliyâ Şöyle bil kân-ı hakîkat bahrının güftârıdır
Zâhidâ gel ‘ârife baş eğmeğe ‘âr eyleme Bî-nişân u lâ-mekân bâzârının tüccârıdır
Lâ diyen illâ demez tevhîd-i zâtın nûruna Mezheb-i cân sandığı tâliblerin efkârıdır
Sen bu sırdan zühdün ile anlamazsın zâhidâ Cân verüp cânânı bulmak ‘âşıkın ol kârıdır
Biz fenâ-ender-fenâ olduğumuz tan gelmesin
Cânımız ol “küntü kenz”in mazharının yârıdır
Kim cihânın varlığın dilden terâş eyler bugün Anı hayrân eyleyen bu vuslatın envârıdır
Dosta kurbân eylemek cân ‘âşıkıñ hoş kârıdır
Ey cehennem korkusundan nâsı gamnâk eyleyen Bizi yokdan vâr iden ‘âlemlerin Settârıdır
Neylesin ‘ârif cihânın nakşını hem zevkini Lâ-mekânın gevherin alup satar tüccârıdır
Sonradan ermiş değildir devlete Ümmî Sinân Tâ ezel “kâlû belâ” bâzârının ‘attârıdır
Ümmi Sinan
Bu eser Aşıkın Halin Sorarsan ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.