Eyâ ‘izzin kemâlâtın bekâ buldu Habîballah Bi-hamdillah seni kıldı kamu derde tabîb Allah Dedi Hakk şânına “levlâk” senin’çün halk olup eflâk Semâvât ‘arş u kürsî hâk ü berr ü bahr ü şems ü mâh Ne varsa iki cihânda sana eyledi Hakk bende Ki cümle eşref ‘âlemde ki sensin makbûl-i dergâh Sana gönderdi Bârî zât dediler ana İhlâs ad Anın birliğini isbât edüp dedin “kul hüvalah” ‘Âşıkların kılarlar yâd edinüp ismini evrâd Okurlar ismini Ahmed Muhammed ibni ‘Abdullah Eyâ cevherlerin kânı za’îfler derdi dermânı Nice medh eyleyem seni ki meddâhın ola Allah Dedi medh eyleyüp ol Hakk sana çün “ve’d-duhâ” mutlak Buna kâdir dilim ancak ki haksın yâ Resûlallah Ki sensin dîni derc eden salâtı farz u borç eden Semâvâta ‘urûc eden tutup rabbına ‘azm-i râh Çün ol Hakk’a yakîn oldun selâm verüp selâm aldın Ki doksân bin kelâm kıldın cevâbından olup âgâh Erişdin “kâbe kavseyn”e diledin ümmetin yine Pes andan oldun “ev ednâ” ki hoş buldun “bekâbillah” Sana Allah habîbim der ki bu ahkâmını var sür Beni kullarıma bildir benem kamuya secde-gâh Oluban yol kulavuzu koyup doğru yola bizi Dedin mağbûn eder sizi kılın bu dünyâdan ikrâh Dedin bir ağulu baldır buna parmak banan dâlldir Hakk’ın zikri ulu yoldur dilinizden koman her gâh Ebûbekir ‘Ömer ‘Osmân şerî’at mülkine sultân Velâkin ol ‘Alî arslan olup her sırrına hem-râh Velâyet sâhibi Hayder kerâmet bahrıdır yek-ser Hakîkat sırrına esrâr anı kıldın hoş ‘âlî-râh Hatîce mahremin oldu Fâtıma kadrini bildi Nisâlara şefî’ oldu ey yüzü gül ü alnı mâh Alup dizinde birini öpüp gözünde birini Demişdin “kurretü’l-‘aynî” Hasan ile Hüseyin şâh Gâzîler bile yanında gelüp Kerbelâ çölünde Şehâdet buluban anda bekâya tutdular
çün râh Firâkı bağrımı dağlar gönül arzû kılup çağlar
Anın hulkun beyân eyler kimine şerh edüp şerrâh Götür bu gafleti gözden şefâ’at umaram sizden Kamu ahbâbına bizden selâm olsun senin ey Şâh ‘Acâib ehl-i zünnâram elinden nefsimin zâram Ki dergâha nice varam meğer seni kılam penâh Buyurdun bir lisânında hadîs-i kudsî içinde Kılarsa tevbe kim bunda kılar anı mu’âf Allah Ki ben bana zulüm kıldım ne işledim ise bildim Tapuna yalvaru geldim gözüm ağlar yüzüm siyâh Şu gözler kim seni gözler
şu diller kim seni diller
Yoluna terk-i cân eyler ne mâl u mülk ü ‘izz ü câh Gönül veren o sultâna ne kılsın bâş ile câna Kabûl olursa kurbâna Sinân Ümmî olur vallah Hudâyâ dilerem senden kerem kıl lutf u ihsândan Alıcak cânımı tenden ana kurbân de yâ Allah Ümmi Sinan
Bu eser Eya İzzin Kemalatın ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.