Götürdü bâd bürka’ çihre-i gül-berg-i handândan Getirdi âlemi murg-i çemen feryâda efgândan Nedir yâ Rab çemende andelibin rişte-i dâmı Meger açtı girih sünbül ser-i zülf-i perişândan Eger kavs-i kuzehden tîr-i bârân etmedi gerdûn Nedir âyâ sebeb kim doldu gül-bün cismi peykândan Ve ger bir dâğ-i pinhân ile bagrın yakmadı devrân Nedir maksûdı her dem lâlenin çâk-i giribândan Bahar eyyâmıdır kurtuldu âlem her küduretten Kılıb kesb-i safâ cüll-âb-i feyz-i ebr-i nisandan
Göz açtı ıkd-i şeb-nemden tarâvet kesb eder nergis Arak kurtardı terdrîc ile ol bimârı hicrândan Safâ kesbetti hüsn-i istikâmet eyledi hâsıl Mizâc-i mülk-i âlem i’tidâl-i ahd-i devrândan Salâh ü i’tidâli devr merfû’ etti ezdâda Fesâd ü ihtilâfi devr merfû etti erkândan Çemen bezmine revnak vermeğe gül gonceden çıktı Müzeyyen kılmak için Mısr’ı Yûsuf çıktı zindândan N’ola çeşm-i ter ile çıksa hasb-i hâkdan nergis N’ola ger çksa Ya’kûb-i belâ-keş Beytü’l-ahzân’dan Bıraktı çeng mir’ât-ı serâba sebze-i sahrâ Nem-i hâk etti rahş-i gird-bâdı men’ cevlandan
Ser-â-ser kıldı eczâ-yi zemîn emvâtını ihyâ Meger her katre âb-i Hızr idi bir katre bârândân Mu’âlic sıhhat-i bîmâr için çok çekmesin zahmet Bu gün kim kesb olur ol müdde’â seyr-i gül-istandan
Fâzilet ol değil kim safha-i gül-zârı doldurdu Bahâr-i âlem-ârâ sünbül ü nesrin ü reyhândan Budur kim ravza-i Dârü’s-Selâm-‘i eyledi memlû Ser-efrâz-ı sa’âdet-mend lûtf ü adl ü ihsândan Nizam-i mülk İbrahim beg ol pâk-sîret kim Tekâzâ-yi tefevvuk eylemiş efrad-i insandan
Ser-efrâzi ki idrâki felek-rây ü melek-sîret Münezzehtir kemâl-i nisbeti emsâli akrândan Kemâl-i fazl-i zâtı Âsaf evsâfında hatm olmuş Götürmüş jeng-i nakş-i âyine-i mülk-i Süleyman’dan Dil-i pür nûruna kılmaz güzâr efkâr-i nâ-sâ’ib Kim ol kandil memlûdur leb-â-leb nûr-i irfandan
Gönül ger meyl-i gül-zâr etse fasl-i gül anun’çündür Ki ta’lim ala medhin lehce-i murg-i hoş-elhândan Ser-efrâza bi-hamdi’llâh bahâr-i refet-i adlin Der-i feyz açtı gül-zâr-i Irâk’a bâğ-i Ridvan’dan Aceb yok sebze veş ger hâkden baş çekse emvâtı Aceb yok olsa bin genc-i nihan zâhir bu vîrândan Fuzûlî hame veş ser-geşte-i sahrâ-yi vasfındır
Kadem ser-menzil-i taksire basmaz ol beyâbândan İlâhi tâ nesim-i sun’ tahrikiyle âlemde Olur dâmân-i gülşen pür güher ebr-i dür-efşândan Riyâz-i kadrine gün günden efzûn ola cem’iyyet Ümîdin gül-şeni mahrûs ola seyl-âb-i hırmandan
Fuzuli
Bu eser Götürdü Bad Bürka ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.