Çıktı Yaşıl Perdeden Arz Eyledi

Eser Çıktı Yaşıl Perdeden Arz Eyledi
Söyleyen Abdullah Tamamlar
Kategori İlahi
İstatistik 1,457 Görüntülenme
Etiketler #Abdullah Tamamlar#ilahi#Çıktı Yaşıl Perdeden Arz Eyledi
Çıktı yaşıl perdeden arz eyledi ruhsâr gül Sildi mir’ât-i zamîr-i pâkden jengâr gül Gâm tut sâkî ki gül-bünler gül izhâr ettiler
Sen dahi bir gülbün-i ra’nâsın et izhâr gül Geldi ol dem kim ola izhâri hikmet kılmağa İnşirâh-i sadr ile sadr-i saf-i ezhâr gül Yetti ol mevsim ki açamağa gönüller mülkünü Ola gül-şende reyâhin hayline ser-dâr gül Âdem isen bağ seyrin eyle bu mevsimde kim Bağı reng ü bûy ile kıldı behişt-âsâr gül Çâr-sû-yi bağ seyrânı bu gün mergûbdur Kim şikûfe anda sarrâf oldu vü’attâr gül Çıkmış iken bezm-i gül-şenden yine avdet edip Câm-i mey sundurdu ehl-i tevbeye tekrâr gül Habsden Yusuf çıkıp Sultân-i Mısr olmuş kimi Oldu açıp goncesin arâyiş-i gül-zâr gül San Züleyhâ halvetidir gonce-i der-beste kim Çıktı andan dâmen-i çâkiyle Yusuf vâr gül Çâk olup bulmuş safâ bâd-i seherden sanasın
Bâddır Cibrîl kalb-i Ahmed-i Muhtâr gül Şeb-nem-i gül-zâr-i ruhsâr-i Resülû’llah’dır Neşr-i ıtriyle kılar her dem anı iş’âr gül Dürr-i şeb-nem saçtı rengîn berglerden her taraf Lâ’l-i handân etti hublar kimi gevher-bâr gül Sûret-i hâline hayrân eyledi ârifleri Açtı irfân ehline gencine-i esrâr gül Sebze üzre gezdirir bâd-i sabâ gül bergini Sanki sebze âs-mândır kevkeb-i seyyâr gül Kıldı pinhan goncenin lû’b ile gözden hokkasın
Bulmak olmaz hiç reng ile zihî ayâr gül Yüz çevirmiş hârdan ayrılmak ister bî-sebep Mün’am-i nâkes kimi aslından eyler’ âr gül Hâr-i gayret n’ola ger sancılsa gül-bün bağrına Ayrılıp andan olur hem-sohbet-i ağyar gül Yeridir odlara yansa hasret ile hâr kim Andan alır zib ü zînet gayre olur yâr gül Bî-vefâlık âdetin tutmuş anun’çündür bu kim Ömrden olmaz cihan bağında berhordâr gül Hansı bülbül kanı tutmuş bilmezem kim muttasıl Geh esîr-i hâr olur geh mübtelâ-yi nâr gül Seyr-i bağ ettim seher gördüm açıp mecmü’asın Hıfz edip bu matla’ı eylerdi istihzâr gül Âşık olmuş hüsnüne ey serv-i hoş-reftâr gül Çâk çâk etmiş senin çün sîne-i efgâr gül Gül ne nisbettir sana senden ana yüz fark var Sen büt-i perde-nişinsin
şâhed-i bâzâr gül Öyle pinhân eylemiş göğsünde sırr-i aşkını Kim ayağından asarlar eylemez izhâr gül Tutiyâ-yi çeşm için her subh-dem yollar tutup Hâk-i der-gâhın sabâdan eyler istifsâr gül Seyr-i gül-zâr ettiğin peyk-i sabâdan fehm edip Genc-i zer kılmış müheyyâ kılmağa îsâr gül Berg-i güller sanma rengîn hiştler cem’ eylemiş Çekmeğe ol genc-i zer hıfzına bir dîvar gül Tâ serîr-i sebzeyi depretmeye tahrîk-i bâd Sâyesinden urdu her dürcüne bir mismâr gül Her seher gül-zâr levhine çeker yüz dâ’ire Gâlibâ minkâr-i bülbülden alır pergâr gül Ayş için gül-şen şeb-istânın münevver kılımağa Her ağaçta astı bir kandil-i pür envâr gül Bunca kandili fürûzan eyledi ammâ ne sûd Dûd-i dilden kıldı bülbül rüzgârın târ gül Dâr-i dünyâyı fezâ-yi cennete dönderdi lîk Gonce kimi bülbüle dünyâyı kıldı dâr gül Bir zebân-i haldir her yaprağı fehm etseler
REKLAM
REKLAM ALANI

Perde-dâr-ihâk olanlardan verir ahbâr gül Bülbülün zâr ettiği feryâdlar te’siridir
Bî-sebeb hâb-i ademden olmamış bîdâr gül Bağ-ban Sultân-i âdil devridir tenbîh kıl Urmasın gül-zâre âteş zulm edip zinhâr gül Cevr eliyle gonce veş pîrâhenin çâk etmesin
Cünbiş-i nâ mu’tedilden kılsın istiğfar gül Yoksa nâ-geh sûret-i hâli olur Sultân’a arz Kahra uğrar muktezâ-yi vaz-i nâ-hemvâr gül Ol gül-i bağ-i hilâfet kim bahâr-i devleti Âlem-efrûz olalı göremez cefâ-yi hâr gül Oldu devrinde hevâ mahbûs-i zindân-i habâb Gâlibâ görmüş hevâdan şemme-i âzâr gül Berg-i gül gezdirmez oldu mahmil-i bâd-i sabâ Haddi yok kim çektire bâd-i sabâya bâr gül Sarsar-i kahr-i cihân susuzdan
âgah olalı Açmaz oldu bû-sitân-i fitne-i eşrâr gül Halvet-i lûtfunadır nûr-ı dil-i mü’min çerâğ Gülşen-i kahrınadır dâğ-ı dil-i küffâr gül Şâh-i din Sultân Süleymân-i sa’âdet-mend kim Kesb eder hulk-i huşundan nüzhet-i etvâr gül Başa salmış mihrini rûz-i ezelden çerh-i pîr Öyle kim gül-ruhlar eyler zînet-i destâr gül Zevk bâzârında bulmazdı bu reng ile revâc Etmeseydi nakş-i mührün sikke-i dînâr gül Olmak için mutrib-i bezmi tutup bir dâ’ire Öğrenir her subh bülbülden fen-i edvâr gül Matbah-i cûduna kim dûduna sünbüldür gulâm Hâr-keşlik san’atın tutmuş değil bî-kâr gül Kurtulur feth ettiği kişver belâ-yi fitneden Kim açıldıkça dikenden ayrılır nâ-çâr gül Şerh edip sûsenlere evsâf-i hulkun gezdirir Gonceden her subh açıp gül-şende bir tûmâr gül Katre-i şeb-nem midir yâ el açıp sâ’-il kimi Hâzin-i lûtfundan almış lü’lü’-i şeh-vâr gül Koymayıp devrinde vîrân kâr-gâh-i gül-bünü Bir ayağ üzre durup olmuş ona mi’mâr gül Adli eyyâmında şeb-neb sanmanuz kim bülbülün Akçasın koynunda hıfz etmiş olup gam-hâr gül Dâmen-i pâkiyle ol behçet-fezâyi mülkdür Ger cihan bâğında cennet güllerinden var gül Vaz’-i âlemden felek maksûdu oldur kim olur Beslemekten hârı manzûr-i ulû’l-ebsâr gül Ferine vermez halel hâr ile kılmak iltifât Zîb ü zînet verdiğiyçin hâre olmaz hâr gül Meyve ol Sultân-i adildir nihâl-i devlete Sâbıka gelmiş selâtin-i felek-mikdâr gül N’ola ger sâbıklar olduysa fenâ oldur garaz Meyve gösterdükde dökmek resmdir eşcâr gül Kıl Fuzûli medhin ol Şâh’ın ki bâğ-i medhinin Bülbülü olurdu bulsa kuvvet-i güftâr gül Gerçi yoktur i’tibarın medhin et izhâr kim Âdet-i devr-i zamândır hâre olmak yâr gül Var ümîdim nice kim resm-i medâr-i dehrdir
Yılda bir kez âlemearz eylemek dîdar gül Feth bâğından ana her dem hilâf-i bâğ-i dehr Tâze tâze aça lûtf-i Îzid-i Cebbâr gül Fuzuli
Bu eser Çıktı Yaşıl Perdeden Arz Eyledi ismiyle İlahi kategorisine eklenmiştir.
Yorum Yapın
Güvenlik: 9 nedir?

REKLAM

Alt Reklam Alanı (Esnek / AdSense)