Heva Arayisi Gül Zare Oldu

Eser Heva Arayisi Gül Zare Oldu
Söyleyen Abdullah Tamamlar
Kategori İlahi
İstatistik 3,983 Görüntülenme
Etiketler #Abdullah Tamamlar#ilahi#Heva Arayisi Gül Zare Oldu
Hevâ arâyis-i gül-zare oldu çihre-küşa Bahâr gül-şene giydirdi hulle-i hardâ Çemen eyâletine oldu nasb husrev gül Hevâya ebr sıfat hükmün etmeğe icrâ Yazıldı sebze-i nev-hizden hat-i ahkâm Çekildi sâye-i mutbû-i servden tuğrâ Sarir-i âb-i revânü safir-i murg-i çemen Nikât-i tehniye-i makdem ettiler inşâ Zebân-i süsen-i âzât ü sebze-i nev-hiz Senâ-i rif’at ü iclâle oldular gûyâ Şekâyik alnı zemin-bûsdan olup mecrüh Benefşe kâmeti oldu tevâzu ile dü-tâ Müretteb eyledi bir bezm gül-şen içre bahâr Ki verdi zevk-i temâşası neş’e-i sahbâ Anâdil etdi beyân-i merâtib-i nağamât Kumâri oldu terâne-keş ü sürûd-serâ Sadâ-yi murg bıraktı büzürg ü küçege şevk Surûd-i nây ile uşşâka hâsıl oldu nevâ Bilindi goncede gül bergi zâhir olmak ile Ki gonce başına yağdırdı jâle seng-i cefâ Cerâhat olmasa a’zâda zâhir olmaz kan Tereşşuh eylemez elbette sınmadan mînâ Hümây veş varak-i yâsemîn ü berg-i semen Uçup hevâya gül-istâna düştü zıll-i hümâ Bahâr tâciri Mısr-i çemen ganîlerine Bıraktı Yûsuf-i gül arz eyleyip gavgâ Bu zevk saldı Züleyhâ-yi lâleye bir şevk Ki lâ’l ü müşg döküp verdi ağrınca bahâ Hadika tahta-i ta’lim olup reyâhinden Yazıldı mühmel ü mu’cem ana hurûf-i hecâ Müzeyyen eyledi evrâk-i lâleyi şeb-nem Hurûf-i lâlede olmaz egerçi nokta revâ Götürdü şeb-nemi ezhârdan harâret-i mihr Şikûfe noktaların gerçi kim eder imlâ Debir-i bâd verip tıfl-i andelibe sabak Götürdü çihre-i ezhârdan nikâb-ı hafa Kamu dıraht bulup ref’i istikâmete yol Şikûfe hamli ile kesr buldular illâ Nihâl-i bi-bedel-i serv kim kalıp mansûb Sebât-i hâl ile anlardan oldu müstesnâ Sadâ-yi seyl çeker medd-i muttasıl ya’ni Ki medd-i muttasıl ile olur kırâ’et-i mâ’ Göründü hey’et-i âb-i revanda şekl-i habâb Sübûta yetti sebât-i nücûm ü seyr-i semâ Hutût-i muhtelif ü müstakimi enhârın Çemende saldı zevâyâ-yi güne güne binâ Ri’âyet-i turuk-i müstakîmden nice kim Olur husûl-i makâmât-i cennetü’l-me’vâ Hevâ-yi bağdan ettim bu hikmeti ma’lûm Ki i’tidâldedir hüccet-i havâs ü kuvâ Bahâr gül-şeni ezhâr ile kılıp memlû Yakinım oldu ki mümkün değil vücûd-i halâ Nazarda olmak ile subh ü şâm gonce vü gül Bedîhi oldu kemâl ehline husûl-i safâ Netice sâlibe olmak hilâf-i âdettir Olunca mücib-i suğrâya müttefik kübrâ Zamîr-i gül-büne gül rengi saldı âteş-i bim Kim humre kana olur nefs evinde râh-nûmâ Gül âteş üzre kılar akd-i zühre-i şeb-nem Tedârük-i kamer ü şems eder sabâh ü mesâ Bu kimyâ sebebinden aceb midir olsa Elinde dâne-i erzen mesâbesinde tılâ Şikûfe simini farz eyledi hurûc-i zekât Medâr-i havl ü bulûğ-i nisâb-i istimnâ Hukûk def’i için ağniyâ-yi eşcâra Sahâyif-i çemen oldu eyâdi-i fukarâ Boyandı kanı ile safha-i çemen gül gül Meger ki fasdına hükm eylemiş tabib-i hevâ Hibâl-i sihre dönüp cünbiş-i cedâvil-i âb Kelim-i serv ana aksden bıraktı asâ Olup terennüm-i bülbül azâyim-i teshir Çemen perîlerine lâzım oldu arz-i likâ Bisât-i gül-şene dün eyledim güzer ki demî Kılam nezâre-i âsâr-i san’at-i Mevlâ Aceb nizâ’da gördüm çemen zariflerin Ta’accüb ile kamu sâlik-i tarik-i hatâ Kamu kemâl ile müsted’i-i tarik-i necât Veli kamusuna bâtıl delil-i istid’â Sanıp şikûfe mebâdi sunûf-i eşcârı Kılardı bahs ki câ’iz ta’addüd-i kûdemâ Verip teselsüle kuvvet tab’iat-i kec-i âb Olurdu nâfi-i isbât-i illet-i ûlâ Hayâl-i mahz sanıp kâ’inâtı nerkis-i mest Kılardı cehl ile nefy-i hakâyik-i eşyâ Ederdi bülbül-i kâfir-nihâd secde-i gül Ta’abbüd-i sanem ile tutup necâta recâ Nesim vâkıf olup bu fesâdı men’ etti Ki ey gürûh-i perişan tutun tarik-i hüdâ Bu kâr-hâne bir üstâddan değil hâli Gerek bu kudrete elbette kâdir ü dânâ Kılar delâlet-i illet vücûd-i her mevcûd Veli ne sûd ki sâhib-nazar değil a’mâ Mükevvenâta hudûs ol kâdimdendir kim Kemâl-i zâtına mümkün değil kâbul-i fenâ Kadir ü Muktedir
REKLAM
REKLAM ALANI

ü Kâdir ü Mukaddir
ü Hayy Alim ü Âlim ü Allâm ü A’lem ü A’lâ Zihi mükevvin-i kâmil ki kudretindedir
Peri-likâlara lûtf-i tenâsüb-i a’zâ Melâhat-i leb-i mey-gûn ü lehce-i şirin Nezâket-i kad-i mevzün ü çihre-i zibâ Safâ-yi cism-i lâtif ü kabûl-i cevher-i pâk Letâfet-i hat-i müşgin ü zülf-i anber-sâ Kemâl-i kudret ü ilminedir
şevâhid-i adl Ukûd-i silsile-i kâr-hâne-i dünyâ Besâ’it-i şeref-i mahremiyyet-i vahdet Mürekkebâta kabûl-i terekküb-i cezâ Hevâ-yi mekrümetinden kabûl-i feyz kılıp Mürebbî-i çemen olmuş bahâr-i rûh-efzâ Nesim-i merhametinden alıp ifâzâ-i cûd Cihânı reşk-i cinân eylemiş nesim-i sabâ Safâ-yi lûtf-i amîmi nüfûz edip kılmış Mizâc-i nâmiyeyi müsta’idd-i neşv ü nemâ Fezâ-yi gül-şen-i lûtfu merâti’-i ahbâb Mezâyik-i reh-i kahrı mehâlik-i a’dâ Sühâ’ya lûtfu eger kılsa zerre-perverlik Yeter makâm-i müsâvât-i Âf-tâb’a Sühâ Ger olsa kahrına mahzar anâsır u eflâk Nikâh akdin üzer ümmehâttan âbâ Hisâb-i rızkını kılmış temâmi-i beşerin Henüz Âdem’e peyvend kılmadın Havvâ Beyân-i hâline yetmiş cemi’-i mahlûkun Henüz perdeye a’yânı çekmeden esmâ Kemâl-i terbiyeti nevg-i hâre vermiş reng Lâtif edip lâkabın eylemiş gül-i ra’nâ Gül âteşin bir avuç hâk-i reh-güzâre salıp Kül eyleyip komuş adını bülbül-i şeydâ Türâb-i der-gehine ittisâl şevki ile Kef-i tazarru-i deryâda dâmen-i sahrâ Ziyâret-i haremin kılmamak cezâsiyçin Havâle hancer-i seyl-âba sine-i deryâ Cemi’-i vakt şifâ-hâne-i atâsından
Cemi’-i halka müyesser cemi’-i derde devâ Rümûz-i hikmetin eyler beyân merâtib ile Cemi’-i hâl-i beşer hâh fakr ü hâh gınâ Mariz-i ârıza-i naksdir nüfûs-i tamâm Kimine fâ’ide perhîz ider kimine gıdâ Şerîf zâtlara evc-i imtihânından
Vesile-i şeref-i kurb olur nüzûl-i atâ Hasîs nefslere genc-i iltifâtından
Mezid-i illet-i idbâr olur vüfûr-i atâ Delil-i zillet-i isyandır ta’arruz-i hâl Tarik-i hüsn-i rızâsı cemi’-i hâle rızâ Zihî kerem ki nazar kılmayıp adâvetine Müyesser eylemiş İblis’e i’tibâr-i bekâ Zihî Kerîm ki ifrât-i lûtf ü ihsânı Mesih’i eyledi mihrâb-i secde-i tersâ Fakir-i der-gehine lezzet-i rızâsı ile Ta’allûkât-i târik-i fenâdan istiğnâ Esir-i mihnet-i aşkına zevk u şevkiyle Hilâf-i kâ’ide meyl-i tabib zikr-i şifâ Zihî hakikat-i zâtında lâf akl ü cünûn Kapın makâm-i müsâvât-i pâd-şâh ü gedâ Nâim-i lem-yezeli anda kim sana vâsıl Mu’azzeb-i ebedî ol ki senden ola cüdâ Tavâf-i Ka’be-i vaslın tahassüriyle müdâm Sûrûd-i seyle safir ü hurûş-i ra’de sadâ Müheyminâ Samedâ bende-i siyeh-rûyum Sahife-i amelim ma’siyet hatiyle kara Terahhum et ki beni kâmet-i sikeşte ile Benefşe-i çemen-i derd kıldı bâr-i anâ Nihâl-i gül-şen-i derdim ki su yerine verir Bana hemişe ciğer kanı bâğ-bani-i kazâ Diriğ u derd ki encâma yetti ömr henüz Harâb-i bâde-i zerkam esir-i dâm-i riyâ Azâb-i Rûz-i Cezâ vehmi ile şâm ü seher Bir ıztırâb u azâb içreyim men-i rüsvâ Kim ol azâbı meger iktizâ-yi adl vere Azâb-i Rûz-i Cezâ münkirine Rûz-i Cezâ Egerçi gussa tutar rûz ü şeb giribânım Elimden eylemem ümmid dâmenini rehâ Mukîm-i hücre-i şevkım fezâ-yi kurbünde Hemişe sem’-i ümidimde iştiyâk-i sadâ Ki ey fakir harim-i visâle b-ismi’llâh Ta’allül etme ki demdir emânet ola edâ Sehâb-i feyz emel gül-senin kılıb sîrâb Gül-i murâdın açıp ola müstecâb du’â Ümîd var ki âyine-i zamîrimden Hemîşe saykal-i ihsanın ola jeng-zedâ Ümîd var ki lûtfundan olmaya nevmîd Dil-i Fuzûlî-i âşüfte-hâl ü bî-ser ü pâ Müyesser ola ana şâh-râh-i aşkında Devâm-i hüsn-i kabûl ü sebât-i resm-i vefâ Fuzuli
Bu eser Heva Arayisi Gül Zare Oldu ismiyle İlahi kategorisine eklenmiştir.
Yorum Yapın
Güvenlik: 11 nedir?

REKLAM

Alt Reklam Alanı (Esnek / AdSense)