Bin iki yüz kırka irdi dahi dörde salimiz Dinle sana söyleyeyim noldı bizim hâlimiz
Yaşım altmış ikiye olmış-ıdı baliğ henüz Toldı ekdâr ile dünyâ artdı pek ahvâlimiz
Her tarafda fitne uyandı katı çoğaldı here Gözimize hîç görinmez oldı mülk ü mâlımız
Fürce buldı çün bu târîhde katî a’dâ-yı dîn Fitneden oldı belürsiz gadvimiz âsâlimiz
İtmez oldı nâs biribirine re’fet merhamet Fark olunmaz ehl-i ‘ilm ü fazl-ıla cühhâlimiz
Bahr-i ebyaz bahr-i esvedde selâmet kalmadı Bu sebeb ile perîşân oldı pes ahvâlimiz
Hak Te’âlâ bozdı bize virdiği ni’metleri Çünki bozuldı bizim etvârımız ef âlimiz
Emr-i dînde gafil olduk emr-i dünyâda gayur Var Hudânıfi buyruğın tutmakda hem ihmâlimiz
Ahiret kaydın yimez olduk unutduk mevti hem Rûz u şeb tedbîr-i dünyâdır hemân eşgâlimiz
Hak rızâsi’çün ‘ilim tahsîline sa’y itmeyiz ‘İzzet-i dünyâ içündür ‘ilmimiz a’mâlimiz
Ağniyâmız cem’ iderler hırs-ıla sîm ü zeri Hîç dimezler ‘ömrimiz az pek yakın âcâlimiz
Hayra bir dînân virmezler hezâr pend eyleseñ Şerre biñ dînâr virirler lağv olur akvâlimiz
Gıll u gış sirkat hıyanet ekser-i nâsın işi Gâlib oldı zümre-i ahyâra pes erzâlimiz
Bir kişi hayr işlese hîç kimse itmez ittibâ’ Ehl-i şerre tâbi’ olur fevc fevc ecyâlimiz
Kahve enfiyye tütün efyûn hamir buldı şüyu’ Bu ecilden oldı müzdâd gün-be-gün belbâlimiz
‘Adeti ebnâ’-yi vaktin gâlibâ fısk u fesâd Söylemekde çok hatar var salim ancak lâlimiz
Giyüben erler harîri benzediler zenlere Bunları gördikce vîrân oldı cism-i bâlimiz
‘Uzlet itdik gönlimizde yok ise de hîç huzur İtdiler heb ihtifâ ebrârımız ebdâlimiz
Ol Hudâdan dileriz ki bizi ıslâh eyleye ‘Afv ide hem cürmimizi añadur idlâlimiz
Hem şefî’ ide habîbini şu biz gümrâhlara Bulavuz gamdan selâmet biz dahi emsalimiz
Aña uyub gidevüz ol Hazret-i Gaffara hem Mâsivâsından geçüb aña ola ikbâlimiz
İsm-i Gaffar eyle Kuddûsî tefe’ül eyleyüb Didi kim elhamdülillah kâl-ı zîbâ kâlimiz Ahmed Kuddusi
Bu eser Bin İki Yüz Kırka ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.