O makamda âşık kullar dolaşır Hangi gönüle tecellisinin nurunu gönderse Şuursuz olup kendini bilmeden feryad eyler O makamın yollarının rehzeni var Kılavuzsuz yola girse,
yoldan
şaşar Vesvese eyleyip lânetli şeytan dinini bozar Kendi yoluna koyup onu şaşkın eyler O makamı bildiren rehber gerek; Tarikatın ön safında safder gerek; İşbu yolu zabteyleyen server gerek; Öyle mürşid cennet mülkünü hazır eyler.
O makama eren âşık şarap içer; Ev-barkını yağmaya verip candan geçer; Şevk kanadını Hazret’e doğru tutup uçar; Arş ve Kürsü,
Levh ve Kalem tayran eyler.
Cemal dileyip terk eylesen mâsivayı; Ölmeden önce vücudunu eyle fâni; “Ve enhârun min aselin musaffa” yı; Cennetini hâs kuluna ihsan eyler.
Ol makamın tevhid adlı ağacı var; Gölgesinde âşık kullar
Burak’a biner; Her bir dalı bin yıl kadarlık yolu tutar; Herhangisi kendi kendine ünvan eyler.
O ağacın meyvesinden tadan kullar,
Dünyasını âhirete satan kullar,
Kabir içinde huzur içinde yatan kullar
Seherlerde göz yaşını umman eyler.
Himmet kuşağını Kul Hoa Ahmed bele bağla; Muhabbetin ateşi ile yürek dağla; Yakanı tutup tan atana kadar dinmeden ağla; Meğer sana rahmet ederek canan eyler.
Hoca Ahmet Yesevi
Bu eser Tecellinin Makamıdır Garib Makam ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.