Bülbülleri şakıyıp orada figan eyler Marifetin meydanında dolaşan eyleyen Gece gündüz gözyaşını deniz eyler O bülbülün feryadını işitenler
Kibirin dağını kesip benzetenler
Bu dünyanın lezzetini unutanlar
Feryad edip ağlayıp gözünü giryan eyler Aşık kullar bu dünyayı göze iliştirmez
Dünya aşkını zahid kullar dile almaz Gece gündüz mest ve hayran kendine gelmez
Cemal dileyip göğsünü deşip ağlar eyler Vah neyazık geçti ömrüm doymadan kaldım Rehbersiz yola girip yorulup kaldım Hikmet kemerin bele sağlam bağladım Kendini seven aşıkları darmadağın eyler Ey aşık gece gündüz dinmeden ağla Yanıp pişip yürek bağrını ezip dağla Ecel yetse merdcesine belini bağla Böyle aşık varsa orada konuk eyler Şeyh Mansur öz başını darağacında gördü Nur gönderdi Hakk cemalini orada gördü Şuursuz olup kendini bilmeden feryad eyledi Vaşuka diye kendini bilmeden dolaşır Seyh Şibli aşık olup bilmeden geçti Şeyh Bayezid yetmiş yol kendini sattı Bu dünyanın izzetlerini kaldırıp attı Geçen içe pişmanlık diye feryad eyler Eyle erlerin sohbetini bulan kişi Elest ve hayran olup yürür yaz ve kışı Seherlerde dört döğünmek onun işi Zahir neşeli bâtınlarını gizli eyler Böyle olmadan
Hakk vuslatına ermek olmaz Rüsva olmadan sırdan mânâ almak olmaz Hû zikrini deyip daima dilden bırakmaz
Hayali ile dillerini lerzan eyler Kul Hoca Ahmed bu hikmeti kime söyledin Arifim diye ahaliye okuyup yaydın Tesir eylemez alimlere söylediğin öğüdün Arif odur beden mülkünü viran eyler Hoca Ahmet Yesevi
Bu eser Muhabbetin Bahçesinde Binlerle Destan ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.