Vefatı Nebi

EserVefatı Nebi
SöyleyenAbdullah Tamamlar
Kategoriİlahi
İstatistik 4,707 Görüntülenme
Etiketler#Abdullah Tamamlar#ilahi#Vefatı Nebi

Vefatı Nebi İlahi Hakkında

Vefatı Nebi başlıklı bu içerikte ilahi sözlerine, varsa dinleme videosuna ve eserle ilgili temel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Bu sayfa, İlahi kategorisindeki ilahileri daha kolay bulmak, okumak ve sevdiklerinizle paylaşmak için hazırlanmıştır.

Eserin söyleyeni/sanatçısı Abdullah Tamamlar olarak kayıtlıdır. Benzer ilahiler bölümünden aynı türdeki diğer içeriklere de göz atabilirsiniz.

Arşiv Bilgisi

Vefatı Nebi, İlahi arşivinde eser adı, sanatçı bilgisi, kategori ve dinleme bağlantısı ile birlikte düzenlenmiştir.

Dinleme ve Söz

Bu sayfada ilahi sözlerini okuyabilir, video bağlantısı mevcutsa eseri dinleyebilir ve sayfadaki temel bilgilerle içeriği daha kolay tanıyabilirsiniz.

Keşif Önerisi

Aynı kategori ve benzer ilahi önerileri, aradığınız esere yakın içerikleri daha hızlı bulabilmeniz için arşiv mantığıyla listelenir.

Gel beru ey aşk-ı ihvân-i vefâ Gel beru erbâb-ı irfân-i safâ İş bu fırkatlu sözü gûş edelim Derd ile âh eyleyip cûş edelim Akıtalım gözümüzden yaşları Tâzelensin bağrımızın başları Ağlayıp ânın için görmez olan Yarın oldur Hak Cemâlini gören Pes bu nakl ile rivâyettir haber Çün bu fâni mülkte ol hayrül-beşer Vakt erişti dünyâdan kıla sefer Ol güneş yüzlü ol alnı kamer Her kim ol sultân için yaş indire Yaşı anın tamu od’un söndüre Altmış üç yaşına girdi ol Habîb Ol şerif-ü ol latîf ü ol tabip Geldi Cebrâîl Hakk’tan emrile Söyledi anda Resûle lûtfile Dedi sana Zü’l-Celâl etti selâm Şöyle bilsin dedi ol hayrü’l-enâm Ben ana key kat’i müştak olmuşam Cümle halkı âna bende kılmışam Bu sözü çün kim işitti ol Muîn Kalbi mahzûn oldu ol şâhın hemîn Ol mübârek gözlerinden döktü yaş Cûş edüben ağladı hem dağ ile taş Hüzn ile girdi içeru evine Fatıma andaydı geldi yanına Dedi ey canım baba hâlin nedir Hasta mı oldu vücûdun nicedir Dedi ki yâ Fâtıma yanar tenim Dosta ulaşmak diler cânım benim Hücre-i Ashâb ederlerdi tavâf Ağlaşırlardı duruben sâf sâf Âdet olmuştu Bilâl’e her seher Esselâ derdi eyâ hayrü’l-beşer Bir seher dahi geri geldi Bilâl Dedi buyur ey Habib-i Zü’l-Celâl Mustafâ dedi Bilâl’e ey lâtif Bil vücudûmdür bu gün gâyet zâif Var Ebû Bekr imâm olsun dedi Tabi olsun ana Ashâbım dedi Çün Bilâl işitti açtı başını Gözlerinden döktü kanlı yaşını Ağlayu ağlayu ol dertli Bilâl Vardı Ashâb içine saldı melâl Çün Ebû Bekir durup el bağladı Duramayup el açuben ağladı Vardı mihrâba yerini yerini Hâli gördü ol Resûlün yerini Derd ile âh eyleyuben ol zaman Doldu mescidin içi zâr u figân Mustafa dedi ki tutun durayım Ol yârânlar katına ben varayım Ol Habîbin sağ elin tutdu Âli Sol elin ibn-i Abbâs ol velî Koltuğûna giruben götürdüler Tuta tuta mescide yetirdiler Gayret ile geldi safa Mustafâ İktidâ Ebû Bekr’e kıldı ol safa Çün sahâbî hoş tamâm kıldı namaz Kıldılar ol bi-niyâza çok niyaz Mustafâ’yı gördü ol hâlde bunlar Her biri âh edüben ağlaştılar Kim ölüm ayırıser sizden beni Allah’a ısmarladım kamunuzu Hâlik’i zikretti evvel ol şefî Dedi oldur Pâdişah olun mutî Hem biliniz ki sivâ fânî dürür Dâim Allah’tır ki ol bâkîdürür Anda Ashâba nasîhat eyledi Lûtfile anları cümle toyladı Tutuben geri Ali Abbas ile Geldi eve cümle ashab bîle Ger dilersiz bulasız oddan necât Aşk ile derd ile edin essalât Esselâtü vesselamü Aleyke yâ Resûlallah Esselâtü vesselamü Aleyke yâ Habîballah Esselâtü vesselamü Aleyke yâ Nûru Arşillah Geldi girdi eve ol şâh-ı cihân Dolmuştu evin içi dışı figân Fâtıma âh edip anda ağladı Babasının boynuna el bağladı Ağlayuben dedi ey canım baba Gönlümün eğlencesi canım baba Ölme sen senin için ben öleyim Sen sağ ol ben sana kurban olayım Mustafa dedi yâ Fâtıma canım benim Sil yaşını ağlama canım benim Böyle deyip yaş ile doldu gözü Dedi gani ol iki körpe kuzu Yanıma gelsin Hasan ile Hüseyin Kim bu gönlüm gamın anlar kesen Ol iki mâhı varup getürdiler Mustafa’nın yanına yetürdiler Dediler kim ey dede n’oldun bugün Yüreğimize bizim urdun düğüm Ey n’olaydı böyle görücek sizi Anamız doğurmamış olsa bizi Erdi bu hâl üzerine iken Cebrâil Dedi kim sana selâm etti Celîl Sordu hâlini dahi dedi Hakk Gör Habîbim ne kılar benden taleb Ümmetimi dilerim Hakk’tan dedi Dilediğim budurur çoktan beri Geru Hakk’a vardı geldi Cebrâîl Dedi kim sana selâm etti Celîl Hakk Teâlâ sana çok lutf işledi Ol yazıklı ümmetin bağışladı Hem kıyâmet’te cem’i-i Enbiyâ Çağrışuben nefsi nefsi söyleye İllâ yüz tutup Muhammed Hazreti Edekim vâ ümmetî vâ ümmetî Ümmet isen hizmeti eyle tamam Aşk ile de es-salâtü vesselâm Ger dilersiz bulasız oddan necât Aşk ile derd ile edin es-salât Esselâtü vesselamü Aleyke yâ Resûlallah Esselâtü vesselamü Aleyke yâ Habîballah Esselâtü vesselamü Aleyke yâ Nûru Arşillah Fahr-i âlem göç eyledi dünyâdan Ümmetlerim size olsun elvedâ Bize gel oldu ol yüce Mevlâ’dan Ashâblarım size olsun elvedâ Bunu dedi yaşlar doldu gözüne Bir figân düştü halkın özüne Hasan’la Hüseyin’i almış dizine Kuzularım size olsun elvedâ Çağırın Bilâl’i gelsin yanıma Yükümü yüklettim bindim atıma Helâlım Âişe kızım Fâtıma Ehl-i beytim size olsun elvedâ Çağırın Bilâl’i hem salâ versin Ali yusun,
Fazlı suyumu kosun Ebû Bekir dursun,
namazım kılsın Ashablarım size olsun elvedâ Terâzînin sağ yanına oturur Zebâniler tutar tutar götürür Ümmet olanların işin bitirir Ümmetlerim size olsun elvedâ Ebû Bekre der ey pîr-i fânî Veren alır imiş bu tatlı canı Firdevs-i alâda bulun siz beni Ashâblarım size olsun elvedâ Ger dilersiz bulasız oddan necât Aşk ile derd ile edin es-salât Esselâtü vesselamü Aleyke yâ Resûlallah Esselâtü vesselamü Aleyke yâ Habîballah Esselâtü vesselamü Aleyke yâ Nûru Arşillah Cebrâîl geldikte Hakk’tan emr ile Gelmiş idi anda Azrâîl bile Taşradan içeriye kıldı nidâ Dedi kim yâ ehl-i beyt-i Mustafa İzniniz var mı içeru girmeğe Ol münevver hub cemali görmeğe Fâtıma eder eyâ miskîn garîb Kat’i hastadır Resûl çeker taab Var işine ey karındaşım arap Bunda biz ağlaşırız her ruz u şeb Bir dahi çağırdı der kim gitmezem Mustafâ’yı görmeden terk etmezem Fâtıma dedi ana kimsin acep Dedi bir a’rabiyem kim hoş edep Maslahat var içeri girsem gerek Âşıkı mâşûka er görsem gerek Ey benim devletli babam kimdürür ol İçeru girmeklik ister yâ Resûl Mustafa dedi eyâ can ü ciğer Ol gelen a’rabidir sandın meğer Ol gelendir eden oğullar yetim Canlar alıp tenleri kılan remîm[ Oldur ol kim mâmuru virân eden Oldur ol kim göz yaşın ummân eden Câm-ı mevti sunan oldur Adem’e Nâr-ı fırkat salan oldur Âdem’e Adı Azrâîldürür gelsin beri Kim ne cinn kurtulur andan ne peri Fâtıma ana kapı açtı revân Girdi Azrâîl içeri ol zaman Ol vakit dedi Resûl-ü Müctebâ Ey emîn hoş geldin imdi merhaba Sordu kabz için mi geldin yâ melek Ya ziyâret mi dürür ancak dilek Dedi gelmişem ziyâret etmeğe İzn olursa kabz eduben gitmeğe Hakk buyurdu ben sana olam mutî Her ne desen ânı tutam yâ şefi Dedi Âzrâîl’e ol dem ol hümâm Dilerim senden ilâ yevmi’l-kıyâm Ben çekeyim ümmetimçün zahmeti Kıl terahhum anları tutma kati Bana kıy anlara kıyma yâ melek Evvel âhir bu durur senden dilek Hakk Teâlâ’dan nidâ geldi hemin Yâ Muhammed dedi Rabbü’l-âlemîn Ğam yeme kim yâ Habîb olma melül Her ne kim sen diledin oldu kabûl Dedi ashâba ol hayrü’l enâm Ümmetime kılasız benden selâm Ey beni can ile seven ümmetim Hem seve canı gibi her sünnetim Her işi bunlara tâlim eyledi Dahi canın Hakk’a teslim eyledi Çün sefer kıldı cihandan Mustafa Dünyâdan hiç kimse ummasın vefâ Ger dilersiz bulasız oddan necât Âşk ile derd ile edin es-salât Esselâtü vesselamü Aleyke yâ Resûlallah Esselâtü vesselamü Aleyke yâ Habîballah Esselâtü vesselamü Aleyke yâ Nûru Arşillah

Vefatı Nebi İlahisi Hakkında

Vefatı Nebi, Abdullah Tamamlar tarafından seslendirilen ve ilahi-sozleri kategorisinde yer alan önemli bir manevi eserdir. Bu ilahi, İslam kültüründe yüzyıllardır söylenen ve günümüzde de büyük ilgi gören ilahi geleneğinin güzel örneklerinden biridir. Eser, sözleri ve melodisiyle dinleyicilere manevi bir yolculuk sunar.

Sözlerin Anlamı ve Mesajı

İlahinin sözleri, manevi duyguları ve ilahi aşkı ifade eden derin anlamlar taşır. Vefatı Nebi ilahisi, dinleyicilerini Allah'a yakınlaştırmayı ve manevi değerleri güçlendirmeyi amaçlar. Eserde işlenen temalar arasında ilahi aşk, peygamber sevgisi, dünya hayatının geçiciliği ve ahiret bilinci gibi konular öne çıkar.

Abdullah Tamamlar Yorumuyla

Abdullah Tamamlar, kendine özgü yorumu ve içten sesiyle bu ilahiyi icra etmiştir. Sanatçının sade ve duygusal üslubu, ilahinin manevi etkisini artırır. Abdullah Tamamlar'nın repertuvarında yer alan bu eser, dinleyiciler tarafından sıklıkla tercih edilen ve paylaşılan bir ilahi olmuştur.

Ne Zaman Dinlenir?

Bu ilahi, özellikle şu zamanlarda dinlenmesi tavsiye edilir:

  • Sabah namazı sonrası güne manevi başlangıç için
  • Akşam dinlenme saatlerinde huzur bulmak için
  • Ramazan ayı ve kandil gecelerinde
  • Yolculuk sırasında manevi atmosfer için
  • Zor zamanlarda manevi destek için

İlahi Dinlemenin Faydaları

Manevi müzik dinlemek, bilimsel araştırmalarla da kanıtlandığı üzere insan ruhu üzerinde olumlu etkiler bırakır. İlahi dinlemek; stres seviyesini düşürür, kalp ritmini düzenler, ruhsal dinginlik sağlar ve kişinin kendisiyle barışık olmasına yardımcı olur. Bu tür manevi eserler, günlük hayatın stresinden uzaklaşmak ve iç huzuru bulmak için etkili bir araçtır.

Benzer İlahiler

Bu ilahiyi beğendiyseniz, sitemizdeki benzer manevi eserleri de keşfedebilirsiniz. Sanatçı dizininde Abdullah Tamamlar'nın diğer eserlerini, kategori bölümünde ise aynı türdeki diğer ilahileri bulabilirsiniz.

Telif ve Kaynak Bilgisi

Bu sayfada yer alan ilahi kaydı, ilgili hak sahibinin izniyle veya kamuya mal olmuş kaynaklardan elde edilmiştir. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz içerikler için lütfen iletişim sayfamızdan bize ulaşın; en kısa sürede gerekli işlem yapılacaktır.

Yorum Yapın
Güvenlik: 12 nedir?