İpekten olsa da ten,
rûh için serilmez mi? Gül olsa,
gül yağı süzmek için verilmez mi? Ekim zamânı açık el; hasat zamânı,
dolu; Avuç avuç saçarak bin demet derilmez mi? Huzûr için çile çekmek safâ değil de nedir? Firâka ağlayan âşık,
huzurda gülmez mi? Yakınlaşınca visâl,
öyle bir sarar heyecan,
O an gönül,
yemeden içmeden kesilmez mi? Oruçla öyle yanık bir duyuş verir Yaradan,
Visâle kim daha aç,
kim susuz; O bilmez mi? Ne mutlu,
cennete dâvetliyiz yarın,
Tâlî,
Büyük ziyâfete,
evvelden aç girilmez mi?
Bu eser Oruç Gazeli ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.