Sene binikiyüz kırksekiz oldu.
Kıyâmet alâmeti eyledi zuhur! Bir şedid kış olub benzimiz soldu,
Titreşip inleriz hep misl-i zenbûr! Görmemiş böyle bir şitâ pirler,
Ecdâdımız dahi görmemiş derler; Akıller ağlaşıp gam gussa yerler,
Arif olan bundan
çok ibret alır! Küpe câme testi bardak yarıldı,
Koyun keçi sair hayvan kırıldı; Bu musîbet bize Hak’dan verildi,
Sanmanız onu kim abes oluyor! Alimler kitabın sırrın bilirler,
Kâmiller kıssadan hisse alırlar; Dün ü gün tevbeye meşgul olurlar,
Derler kıyametin rûzu geliyor! Sokaklar buz ile kar ile doldu,
Dükkânlar değirmenler kapanıp kaldı; Bir köyden bir köye gidilmez oldu,
Üç kuruşa çıktı bir tabla kömür! Evlerimiz dahi doldu kar ile,
Az kaldı ki dağlar taşlar yarıla; Ünsiyet eyledik şimdi nâr ile,
Elmadan armuttan tatlı oldu kor! Çocuklar tandırın başına üşdü,
Garibler miskinler külhana düştü; Yolcular yerinde uyuşup şaştı,
Kimisi kurtulur,
kimisi ölür! Çok edelim istiğfârı kardaşlar,
Dökelim gözlerden kan ile yaşlar; Doyamaz bu kışa ağaçlar taşlar,
İnsan hayvan ona doya mı bilir! Yaz gelib semûmdan öldü çok insan,
Kış gelib kırıldı bî hesab hayvan; Ağlayıp çağlayıp isteyip ğufrân,
Diyelim afveyle bizi ey Gafûr! Bundan eşed imiş cehennem kışı,
Ta’zib ederler onda serkeşi; Akıldan hariçtir Tanrı’nın işi,
Her şeyde var hikmet bizlere mestur! Zulmeylemez nâsa zerrece Hüda,
Lâyık olduk geldi bize bu şitâ; A’mâle göredir herkese ceza,
Taksir eden lå-bud cezasın budur! Kur’an’da,
Ğaffârım ben diye söyler,
Suçunu bileni mağfiret eyler; Kibr ü inâd eden tamu’yu boylar,
Bilmeyen suçunu oliser makhûr! Ammeten geldi çünki bu belâ,
Der isen,
bunun hikmeti n’ola? Dinle cevabını vereyim sana,
Müntekam kimimiz,
kimimiz me’cûr! Ayân oldu bunda kudret-i Kahhâr,
Eyleyelim gece gündüz istiğfâr; Kurular içinde yaşlar da yanar,
Tâibleri sever Hak edib mağfûr! Kalbinden adâlet merhamet gitti,
Padişahı bize musallat etti; Emr-i Hallâk ile halkı incitti,
Anlamayan onu kul etti sanır! Uzattın kati sözü Kuddûsî,
Uyandırmak kasdın pend edib nâsı; Ver nefsine öğüt ey kalbi kâsî,
Gözsüzleri nice yedebilir kör! Korkutma ümmeti söyleme artık,
Yürekleri yufka tâkatleri yok; Rahman’dır Tanrı’nın rahmeti pek çok,
Me’muldür cümleyi etmesi mesrur! Hadiste buyurdu Habib-i Vehhab Yoktur ümmete ahretde azâb; Azâbı dünyada çektiği ikab,
Ahrette ne azab ne ikab görür! Sahihdir bu hadis gerçi ey kardaş,
Lakin sen rûz ü şeb dök gözünden yaş; Etme gurur olma şeytana yoldaş,
Çünki gurur ile oldu ol menfûr!
Bu eser Sene Bin İki Yüz Kırk Sekiz Oldu ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.