Bir kitâb-ı pür şifâ; Mesnevî-i Mânevî… Câna,
rûha bin safâ; Mesnevî-i Mânevî… Ney mi inleyen o ses? Bir sabâ mı her nefes? Aşka çevrilen heves,
Mesnevî-i Mânevî… Bir lisan ki kalbe der «Kalma böyle derbeder!» Meşki,
aşka kalbeder,
Mesnevî-i Mânevî… Son gecem sabâh olur,
akla intibâh olur,
Gönle inşirâh olur Mesnevî-i Mânevî… Ârifâne coşkudur,
âşıkāne korkudur,
Sâdıkānın ufkudur,
Mesnevî-i Mânevî… Sanma bir hikâyedir,
hisse-mende pâyedir,
Aşk-ı bî-nihâyedir,
Mesnevî-i Mânevî… Sanma şâirin sözü,
Hak kelâmının özü,
Arş’a baktırır gözü,
Mesnevî-i Mânevî… Lâle,
gül..
çeşit çeşit,
onda müjde,
aşk,
ümit… Yirmi altı bin beyit,
Mesnevî-i Mânevî… Türk,
Acem,
Arap,
Moğol… Ders verir cihanşümul,
Garbı fetheden okul… Mesnevî-i Mânevî… Bin hayâle sahnedir,
nazm için defînedir,
Öğretir şiir nedir,
Mesnevî-i Mânevî… Bir mesel bu kâinat,
âhiret asıl hayat,
Yâre açtırır kanat,
Mesnevî-i Mânevî… Rûhu nefs esîr eder; aklı,
kör vezîr eder,
Nefsi yerle bir eder,
Mesnevî-i Mânevî… Cüz’ü külle kat gönül,
mâsivâyı at gönül,
Çölde bir Fırat,
gönül; Mesnevî-i Mânevî… Tâbir ilmi Yûsuf’un,
onda,
şerh olur derun,
Bâğıdır tasavvufun Mesnevî-i Mânevî… Toprak ol da sen gönül,
sende açsın onca gül,
Beslesin gürül gürül Mesnevî-i Mânevî… Dinle nâyı Tâliyâ! zâd-ı râh-ı asfiyâ,
Yâd-ı Şâh-ı Evliyâ,
Mesnevî-i Mânevî…
Bu eser Mesnevii Manevi ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.