«Rabbimle ahdi pek taze!» diyerek; Severdi Rasûl-i Zîşan,
yağmuru… Asırları buldu derindi sükût,
Fetretti kuraklık,
vahiydi umut,
Cebrâil kanadı,
ufukta bulut; Gül kalbine yağdı,
Kur’ân yağmuru… Yağdı da cihânı eyledi gülzâr,
Buz tutmuş çöllerde,
ebedî bahar,
Dinmedi,
görürsen bak hâlâ yağar; Hikmet,
ibret,
mânâ,
irfan yağmuru… Rikkatti,
gözleri nemlendirirdi,
Rahmetti,
çölleri çimlendirirdi,
Öyle cömert,
sağnak sağnak verirdi; Var mı O’nun gibi ihsan yağmuru? Yağmur misaliydi,
Hak’tan rahmete,
Rahmete vesile olan ümmete,
Dinmez heyecana,
içten gayrete; Başı ashab,
sonu ihvan yağmuru… Her yağmur duâsı,
na’t ile yoldaş,
Kurumasın
Tâlî,
gözlerdeki yaş,
Çısıl çısıl ağla,
ummâna ulaş; Vuslata yol versin,
hicran yağmuru…
Bu eser Yağmuru ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.