Gül olsa, gül yağı süzmek için verilmez mi? Ekim zamânı açık el; hasat zamânı, dolu; Avuç avuç saçarak bin demet derilmez mi? Huzûr için çile çekmek safâ değil de nedir? Firâka ağlayan âşık, huzurda gülmez mi? Yakınlaşınca visal, öyle bir sarar heyecan, O an gönül, yemeden-içmeden kesilmez mi? Oruçla öyle yanık bir duyuş verir Yaradan, Visâle kim daha aç, kim susuz; O bilmez mi? Ne mutlu, cennete dâvetliyiz yarın, Tâlî, Büyük ziyâfete, evvelden aç girilmez mi?