Bombaları kucaklar,
bilmez oyuncak değil Şarapnel parçaları uçar,
salıncak değil Harâbeye dönmüş ev,
bahtiyar ocak değil Paramparça bebekler,
bedeni lîme lîme Savaş değil vahşet bu,
lânet olsun zâlime Sabîlerden alınan neyin intikamıdır
Kana susamış gürûh,
bu çağın yamyamıdır
Sergilediği dehşet,
Firavun makamıdır
Çetin hesap soracak Rabb’im elbet mücrime Savaş değil vahşet bu,
lânet olsun zâlime Hangi vicdan söyler ki,
siyon haddi aşmadı Masum canlara kıydı insafa yaklaşmadı Zifire dönen rûhu zerrece aklaşmadı Gözünü kin bürümüş,
dönmez akl-ı selîme Savaş değil vahşet bu,
lânet olsun zâlime Filistinli ananın yiyip içtiği zehir Beş evlâdı Şehiddir,
gönlünü sarmış kahır Zulmün faturasını eylerken Rabb’im tehir Dar eylerdim dünyayı imkân geçse elime Savaş değil vahşet bu,
lânet olsun zâlime Şehirler
ölüm yurdu,
şehirler uçsuz mezar Sözde medenî dünya,
şatafatın kaç yazar Kör sağır ve dilsizce eylersin ancak nazar Doymadın mı kan kokan yere batası filme Savaş değil vahşet bu,
lânet olsun zâlime Ey Kahhâr azâbınla,
eyle artık tecellî Tûfânını çağırır bu gafiller besbelli Kopsun kökünden kopsun,
zâlimin yılan dili Suskun mazluma düşsün,
gayrı iki kelime Savaş değil vahşet bu,
lânet olsun zâlime
Bu eser Lanet Olsun Zalime ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.