Evvel oldun,
sonda geldin,
varlığın tek mihrisin
Her Nebî bir nehre benzer,
Sen nübüvvet bahrisin
Onca câhilden çıkardın zirve bir insâniyet Böyle simyâ bilmez
âlem,
Sen hidâyet sihrisin
Burda Zemzem,
orda Kevser ellerinden çağlıyor Parmağından aktı şerbet,
câna cennet nehrisin
Sen ki ümmî bir yetimsin,
tek mürebbî Hakk sana Sen’de irfan,
Sen’de hikmet,
mârifetler
şehrisin
Sırr-ı hilkatsin
Efendim,
Hâlık’ın mahbûbusun Yerlerin hem göklerin,
Sen Kâinâtın Fahri’sin Sen’dedir esrârı aşkın,
Sen’de vuslat gizlidir
Âşikârın sırrısın hem,
hem de sırlar cehrisin
Yüksek ahlâkınla Sen’sin en güzel örnek bize Ey tabîbim,
Sen,
zehirlenmiş kulun panzehrisin
Rahmeten li’l-âleminsin,
şefkatin çok ümmete Zulmün,
ancak,
mahvısın; küfrün,
nifâkın kahrısın
Düşmesin gayyâya Tâlî,
Yâ Rasûlâllah medet Tut elimden,
hem nübüvvet hem şefâat mührüsün
Bu eser Evvel Oldun Sonda Geldin ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.