Çekiştirir beni aksimle,
aynanın huyudur Rahat bırakmayan,
âteş bakışlı pîr orada Bakar durur kuyudan
âdetâ esîr orada Eğer gözüm takılıp kalsa kül eder,
yakarak Alevli okları yollar,
soğuk soğuk bakarak Kolay değil bakabilmek hesap sorar gözler
Rüyâ değil kara kâbus ! fenâ yorar gözler
Ne hakla yol keser,
inanca hürriyet nerede Ayıplayan şu bakışlar,
sürekli pencerede Hayır hayır bakamam ben,
henüz hazır değilim Veballerin yükü altında inliyor kalbim Beden gözüyle bakarsan,
gözün-kaşın görünür Gönül gözüyle bakarsan,
akan yaşın görünür Bu cam okutturuyor benliğin akislerini Yüzünde gel oku,
vicdâna yüklü hislerini Kaçak nefis ile vicdan bu camda karşılaşır Bu sırda akseden işmar,
yığınla sırrı taşır Asıl,
irâde esir,
dişlerinde aç nefsin
Asıl,
irâdeyi âzâd eder şu göz hapsin
Ömür bir ayna,
bütün iş ve sözlerin ayna Samîmi dost ve açık sözlü gözlerin ayna Hatânı söylese gözler,
sevin,
kesilme duvar Bütün vücûdunu,
yârın,
aleyhte bulmak var Gönül,
utanmayı terk et,
hesâbı vermelisin
Bakınca gülmeli gözler,
o hâle ermelisin
Kaçırma gözleri,
vicdanla sulhe varmaya bak Kaçışların sonu bir gün bu çağrıdan olmak Bakıp da sâdece endâmı seyreder,
gâfil Nasıl da aynada vicdânı katleder,
kâtil Bu sırlı cam,
yarınından haber veren ekran Bu cam; muhâsebe göstergen,
elde son imkân Berâat ettirebildinse kendi kendini sen Gerekmez endişe etmen sırâtı geçmekten Hudâmız aynaya koymuş kitâb-ı a’mâli Lütuftur aynada gözler,
kahır değil,
Tâlî
Bu eser Ödüm Kopar ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.