Bu zamanın insanı hem ham hem de hamâkat Göster kâmil olanı nerde hani semahat Haller ortada ayân ederler mânen ziyân Olmazlar
Hakk’a şâyân tüm arzuları rahat Haller kötüdür cidden nankörlük aştı hadden Dönülüyor ahidden kaldı lafta sadakat Yiyip içip gezerler ibâdetten bezerler
Lafı süslü dizerler her halleri kabahat Severler dünyâyı çok ahrete meyil hiç yok Göz aç karınları tok alırlar dünyâdan tat Salihleri edip vaş ilân ederler savaş Edip fedâ can’ı baş olurlar
şeytân’a mat Yoktur devâ bu derde bedenler sağ kalp mürde Var gözlerinde perde etmezler
Hakk’tan imdat Yollarından dönmezler tehlikeyi görmezler
Desen de inanmazlar olurlar pek de inat Sırtı nefse yaslarlar
çok bilgiçlik taslarlar
Şeytân’ı pek beslerler fodulluk olmuş sanat Hırs doldu gönüller hep hubb-u dünyâdır sebep Bürümüş her âzây şeb îmân’a ister isbat Aman bu ne garâbet yok îmân’da salâbet Her yer dolmuş hamâkat yoktur mânevî esbat Bu gün bozulmuş yollar kökünden kopmuş dallar
Söyleyin be insanlar böyle mi idi ecdad Yazmayacaktım lâkin ben bu zamana şaştım Yunûsî bu gün bu nâs dinsizler ile endad
Bu eser Bu Zamanın İnsanı ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.