Tâ ezelden biz bu aşk içinde rüsvâ olmuşuz İsmimizdir söylenen mâ’nada Ankâ olmuşuz Gerçi sûret âleminde sandılar kesretteyiz Kesret içre bilmediler ferd-i tenhâ olmuşuz Şol izâfât-u taayyün sofların giysen ne var Çünkü andan soyunup ma’nen muarrâ olmuşuz Mantık-at-tayr’ın lûgâtı muğlakından söyleriz
Herkes anlamaz bizi,
bizler muammâ olmuşuz Lafz-u sûret cism ile anlamak isterler bizi Biz ne elfâzız ne sûret,
cümle mâ’nâ olmuşuz Katreler
ırmağa ırmak erdi bahre cem olup Karışup birbirine hâlâ o deryâ olmuşuz Zerreler
şemse,
güneş erişti vahdet kânına Kalmadı aslâ taaddüd ferd-i yektâ olmuşuz Her kesâfet kim izâfet gösterir âyînede Ol kedüret tozunu silüp mücellâ olmuşuz Zâhidin zikrettiği şol harf-i savtın resmidir
Zâkir-u mezkür zikre biz müsemmâ olmuşuz Sofunun şol hûy-u hâyi narâsından almazız Vasl-ı deryâyiz biz,
ol sesden müberrâ olmuşuz Allemel esmâya mazhar istersen gel beru Âdem’im ve hem ana ta’lim olan esmâ olmuşuz Ten gözüyle Mısrî’yi sûrette görsem deme kim Zîrâ biz Kâf-ı sûret içre Ankâ olmuşuz
Bu eser Ta Ezelden Biz Bu Aşk İçinde ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.