Doğunca asla batmaz
Hakk’a âşık olanlar
Geceleri pek yatmaz
Ayakları kılar baş Âlî olur cümle laş Salıp dîdelerden yaş Aşk âşığı uyutmaz
Geniş aşkın sâhâsı Çok ağırdır pahası Ne terâzi ne kantar Aşk cevherini tartmaz
Şarab-ı Hakk’ı içen İçip kendinden geçen Hakk’ın meftunu olup Daha aşkı bırakmaz
Hakk nice var yarattı Türlü türlü donattı Aşka bir ayrı baktı Aşka hiç laf söyletmez
Güzelliktir hep huyu Şifâdır tatlı suyu Aşkı inkâr edenin Aşk yüzünü ağartmaz
Yol içinde yollar var Hâl içinde haller var Dil içinde diller var Bu dil onu anlatmaz
Âşıkla mâşuk bir dir Çün aşk ilâhi nur’dur Aşkı görmeyen kördür Nur dâimdir hiç batmaz
Aşkın miyârı Hakk’tır Misli benzeri yoktur Her şey çift aşksa tektir İkiliğ kabul etmez Gelin görmeyin kusur Âşık bilmez dört unsur Mansur’dan etti zuhur Âşığa nush kâr etmez Aşk biniti buraktır Varacağı yer Hakk’tır Aşka binmeyenleri Hakk Mîrâca çıkartmaz
Âlem Hakk görüntüsü Eshâb yüzün örtüsü Aşk Hakk’ın tâ kendisi Münkir bu hazzı tatmaz
Bilin aşk nesen değil Dil-i dudak tadamaz
Gönüller tadar aşkı Her gönüle sunulmaz
Yunûsî kim ne bilsin
Âşık olan sevinsin
Olmayanlar yerinsin
Bil aşk her başa konmaz
Bu eser Aşk Şehrinin Güneşi ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.