Dünya penceremden baktım aleme gözlerim kamaştı bir an hayretten Varlığım kullukmuş Rabbil Aleme kulluğu unuttum kula nefretten Kaf dağından uçsam konsam meçhule zümrütten arılar,
sekaratta bal Boş kovan içinde dipsiz merhale Hakka kulluktaymış sonsuz istikbal Yaratılan bütün varlıklar pişmanlığı öğrettiler bana Gördüklerim şaşırttı beni meğer yer gök zikredermiş Mevlaya Her pişmanlık bir tövbe,
son tövbe yeter mi bu ömre Azrail dedi “bunca zaman tövbe için aklın nerde” Bir ömür kulluğum hüsranla bitti böyle Meğer uyku değil büyük gafletmiş aldığım teyemmüm hamam tasında Kulluğu unutmak küfür etmekmiş nefret yoğrulurken kafatasımda Hoyratça harcadım kalmadı zaman pişmanlık rolümü oynamak için Azrail dur dedi burada tamam ruhumuzu çiğneyen götürmek için Yaratılan bütün varlıklar pişmanlığı öğrettiler bana Gördüklerim şaşırttı beni meğer yer gök zikredermiş Mevlaya Her pişmanlık bir tövbe,
son tövbe yeter mi bu ömre Azrail dedi “bunca zaman tövbe için aklın nerde” Bir ömür kulluğum hüsranla bitti böyle Bilirim söz verdim bezm-i elestte pişmanlık boynumda yağlı bir ilmik Ruhum ruhum çırpınırken altın kafeste nedamet bir kaçış ne son ne de ilk Pencerem kapandı artık yüzüme ne ışık ne hayret kalmadı gitti İlahi akıbet döndüm özüme bir ömür kulluğum hüsranla bitti
Bu eser Pişmanlık ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.