Bir anne doğum yapar,
bebeği oldu deriz,
bu bebek beş yaşına gelince de çocuk deriz.
Bu çocuk bir bir anda yaşlandığında da geçen zaman içerisinde neler görmüş neler yaşamış işte bugünkü yaşlılık ihtiyarlık.
Bunu ihtiyarın kendi ağzından dinleyelim.
Hakk’ın kandilinde gizli sır idim anamın beline indirdin beni Ak mürekkep idim,
kızıl kan ettin türlü renklere yandırdın beni Anamın karnında ben neler gördüm yedi derya geçtim,
ummana daldım Dokuz aylık yoldan sefere geldim bir kapısız hana indirdin beni Ben de bildim şu dünyaya geldiğim tuzlanıp da çapıtlarla belendim Bir zaman da beşiklerde sallandım anamın sütüne de kandırdın beni Beş yaşında akıl geldi başıma on yaşında gider oldum işime Varıp ta değince on beş yaşıma bir kara sevdaya yeldirdin beni On beş yaşadım,
yirmiye yol oldu otuzunda çevre yanım göl oldu Kırk yaşında,
hayrım,
şerrim belloldu hayrımı,
şerrimi bildirdin bana Ellisinde yaşım yarısın geçti altmışında yolum yokuşa düştü Yetmişinde biraz tebdilim şaştı mertebe mertebe indirdin beni Sekseninde beratçığım yazıldı doksanında kan damarım üzüldü Yüz yaşında azalarım bozuldu bir masum sübyana döndürdün beni Garip Âşık der ki,
yaktın yandırdın ecel şarabın verdin kandırdın Emreyledin Azrail’i gönderdin hiç de doğmamışa döndürdün beni Buyur gidelim buyur Azrail aleyhisselam buyur gidelim Benden bu kadar elveda dünya elveda yaşam
Bu eser Hakkın Kandili ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.