Sessizliğin hüküm sürdüğü sokaklar,
başıboş bir gölge geçer pencerenin altından.
Sen,
hayatın bittiğini zannedersin hâlbuki benim için hayat yeniden başlar
Batan güneşin ardından
Yalnızlığın ne demek olduğunu bilir misin Dipsiz bir kuyu gibidir fark edemezsin
Hafızanda sorular heceler
Dostundur,
sırdaşındır o karanlık geceler
Yağmur sularının biriktiği o tozlu yollarda O daracık sokaklarda yürümeye başlarsın.
Göz gözü görmez.
Düşünecek bir şey de bulamazsın.
Yalnızca,
mazide sorulmuş bilmeceler.
Bilmecenin cevabıdır,
o karanlık geceler
Vakit,
gece yarısı Lambalar tek tek sönmeye başlar.
Sönen her lambayla,
sen Yalnızlığa gömülürsün Hafif esen bir rüzgâr ağaçlarda serçeler
Damarındır,
kanındır o karanlık geceler.
Zaman geçsin diyerek sayarsın yıldızları Bir asır gibi gelir o gecenin sabahı.
Gözlerin boşluklarda Umutsuzca gezerken sabah olmaz sanırsın.
Ve üstelik yalnızsın.
Bir yere otursan da her an o düşünceler
Bir yere otursan da her an o düşünceler.
Dikenindir,
gülündür,
o karanlık geceler… Uykusuzluk örtü gibi sarar bedenini,
Göz kapakların uyuşur.
Korkma alışırsın sabah olmadan.
Şafak sökmüş,
güneş doğmak üzere Hayalinde sümbüller,
çiçekler,
çiçekçiler,
Ekmeğindir,
aşındır,
o karanlık geceler.
Bu eser O Karanlık Geceler ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.