Bazen bir seraptır,
görünür çölde,
Bazen bir nilüfer,
batak bir gölde.
Daha ne tuzaklar,
gizli bu yolda; Hepsi seni bekler,
genç arkadaşım.
Sahneleri gör ki; başsız ayaklar; Türlü oyunlarla,
nefsini yoklar.
Ekrandan atılan,
zehirli oklar; Seni hedef seçti,
genç arkadaşım.
Kimi şarkılarda,
düşer cinnete,
“Sürgün”ü eş koşar,
Yüce Cennete.
Alkış denen,
o esrarlı illete; Kapılmak hüsrândır,
genç arkadaşım.
Nefsine hükmeden,
Hakk’a yönelir,
Vicdanı dinlemek,
nefse zor gelir.
Her yanlış adımda,
“sırat” incelir; Bunu bil de yürü,
genç arkadaşım.
Heybetle durdukça,
İslâm neferi; Bitmez,
bu kudurmuş haçlı seferi.
Yoktur yüreğinde,
korkunun yeri; Sen,
şehid oğlusun,
genç arkadaşım.
Sözde,
“uygar” denen,
şer odakları; Hepsinde maskedir,
“insan hakları”.
Ceddin de tanırdı,
bu alçakları,
Oyun,
aynı oyun,
genç arkadaşım.
Bu koşu,
mukaddes vatan yarışı; Îmân bedelidir,
her bir karışı..
İblis kuklasının,
sahte barışı; Aldatmasın seni,
genç arkadaşım.
Dünyayı kuşatan,
bu kan kokusu; Beşer tarihinin,
temel dokusu.
Yine dünkü gibi,
dört yanın pusu; Sana uyku haram,
genç arkadaşım.
Şimdi bu cephede,
nöbet senindir,
Yüreğinde Kur’ân,
bayrak tenindir,
Peygamber hırkası,
çelik yenindir,
Allah seninledir,
genç arkadaşım.
Bu eser Genç Arkadaşım ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.