Kaç trilyon hücreden,
yaratırsın bedeni,
Her bedene yüklersin,
bir varoluş nedeni.
Evrendeki her zerre,
tesbih ederken seni,
Baş eğerken emrine,
bu kâinat ,
bu mîzan; Nasıl olur da Sana,
secde etmez bir insan ! Ömür yetmez,
verdiğin bir nefesin
şükrüne,
Ne mümkün bedel biçmek,
yaşattığın bir güne.
Cennetleri vâdettin,
hem de Kur’ân üstüne.
Haykırırken tabutlar,
musallada an be an; Nasıl olur da Sana,
secde etmez bir insan ! Mûcizeler verirsin; kulak duyar,
göz görür,
Kalp atar,
dil konuşur,
el tutar,
ayak yürür.
Mal,
mülk,
evlât verirsin; hepsi de yüz güldürür,
Sağnak sağnak yağarken,
bunca rahmet ve ihsan; Nasıl olur da Sana,
secde etmez bir insan ! Fırtınalı denizden,
kurtarırsın kulunu,
Bir şans daha verirsin,
ve açarsın yolunu,
Lâkin; Sana eş koşar,
cübbesini,
çulunu,
Bu büyük nankörlüğü,
reddederken o vicdan,
Nasıl olur da Sana,
secde etmez bir insan ! Verdiğin aklı selim,
kurtuluşu seçerken,
Kurtuluşun tek yolu,
secdelerden geçerken,
Yaklaşan kıyâmete,
âyetler and içerken,
Ve beklerken ölümü,
yeryüzündeki her can,
Nasıl olur da Sana,
secde etmez bir insan ! İçki,
zina ve kumar,
birer şeytan oltası,
Dünyaya hükmediyor,
cehâletin sultası,
Din,
cahilin elinde,
oldu zulüm baltası,
Peygamber ahlâkını,
emrederken o Kur’ân,
Nasıl olur da Sana,
secde etmez bir insan ! Şeytan ki; unutturur,
o mahşer dehşetini,
Gıybet ile yedirir,
ölmüş kardeş etini.
Cehenneme yol eder,
bu dünya servetini; Davul zurna çalarak,
gelirken bunca hüsran; Nasıl olur da Sana,
secde etmez bir insan ! Çok şükür ! Rahmetinin,
farkındayım nicedir,
Sensiz geçen saniye,
sabahsız bir gecedir.
Bilirim..
Senin affın,
azâbından yücedir; Yetmiyor kudretine,
hiçbir söz,
hiçbir lisan; Nasıl olur da Sana,
secde etmez bir insan !
Bu eser Nasıl Olur da Sana Secde Etmez Bir İnsan ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.