Ey! Münevver Medîne,
Ey! Gönüller beldesi,
Ey! Devri cehâletin,
mahkûmiyet belgesi.
Çınlıyor göklerinde,
her an Muhammed sesi.
Gör ki; yine dünyada,
zulümler var bu dîne,
Hicret etsem beni de,
alır mısın
MEDÎNE? Susadım şefkatine,
yine gönlümde serâb,
Sustu rahlede bülbül,
bahçede güller harâb,
Dünyaya hükmediyor,
yine zillet ve şarâb; Gör ki; nice âlimler,
nifak soktu bu dîne,
Hicret etsem beni de,
alır mısın
MEDÎNE? Merhametin kendi yok,
dillerde kaldı adı; Yeryüzü bir toz duman,
kim suçludur,
kim kadı? Bunca mûsibetlerden,
ibret alan kalmadı,
Hep iftirâ ediyor,
“yedi düvel” bu dîne,
Hicret etsem beni de,
alır mısın
MEDÎNE ? Bir yanda din tâciri,
arkadan vurur beni,
Bir yanda zorbaların,
hiç kızarmayan teni.
Elden ele geziyor,
dinde reform bülteni; Bilirim ki; bu cür’et,
revâ değil bu dîne,
Hicret etsem beni de,
alır mısın
MEDÎNE? Çöktü insan fıtratı,
payandalar yetmiyor,
Ekranlarda çığlıklar,
kulağımdan gitmiyor,
Soygun,
talan,
cinâyet,
“çağdaşlıkla” bitmiyor; Nesiller küstürüldü,
çağlar
üstü bu dîne; Hicret etsem beni de,
alır mısın
MEDÎNE? Ey! Mübârek Medîne,
Fahri Âlem beldesi,
Kardeşliğin,
barışın,
adâletin simgesi,
Çınlasın göklerinde,
salât üs selâm sesi.
Ben ki; Kâlû Belâ’da,
teslim oldum bu dîne,
O yemyeşil kubbene,
beni de al MEDÎNE.
Bu eser Hicret Etsem Beni de Alır mısın Medine ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.