Eğer,
bilsen ki bugün,
Son günüdür ömrünün..
Neler yapardın acep,
Nasıl geçerdi günün? Yine düşünür müydün; Mevsimlik kostümlerde Renklerin modasını? Ve yazlık köşkün için,
Pembe,
İtalyan tipi O yatak odasını? ”Doldur!..” diye haykıran,
Şarkılara dem tutar; Meyhâneci dostuna Sitem’le çatar mıydın? O bir günlük ömrüne,
Bunları katar mıydın? Eğer,
bilsen ki bugün,
Son günüdür ömrünün.
Neler yapardın acep,
Nasıl geçerdi günün? Yine,
o mezarlıktan; Çılgın kahkahalarla,
Şen,
şakrak geçer miydin? Yine mahremlerini Cömertçe(!) açar mıydın? Ve mâbetler dolusu Arınmış insanlara,
‘Yobaz’ yaftasıyla Hükümler biçer miydin? O ezan seslerinden,
Yine de kaçar mıydın? Eğer,
bilsen ki bugün,
Son günüdür ömrünün.
Neler yapardın acep,
Nasıl geçerdi günün? ‘Vurdumduymaz’ tavrını Yine öyle takınır,
Servetin zekâtını,
Fukaradan sakınır; Bu İlâhi buyruktan,
Yine yakınır mıydın? Koltuk ihtirâsıyla,
Ahlâk yolundan sapar; Paraya tapar mıydın? Şuursuz alkışlarla,
Zâlime arka çıkar; O vebâl ateşinde,
Kendini yakar mıydın? Yine,
hoş gelir miydi; Âyetle alay eden,
O zındık fıkraları? O işret sofraları? Eğer,
bilsen ki bugün,
Son günüdür ömrünün..
Neler yapardın acep,
Nasıl geçerdi günün? Geç de olsa… O,
‘Allah korkusu’yla tanışır; Secdeyle,
seccadeyle,
Hemen barışır mıydın?.
Bunca beyhude geçen,
Ömrüne yanar durur; Pişmanlıklar içinde,
Dizine vurur muydun? O cehennem korkusu,
Bütün kalbini sarar,
Haklarını yediğin,
Kulları arar mıydın? Anlar mıydın..
Zerrelerin Zikreden dillerini?..
Açar mıydın..
semâya,
Titreyen ellerini?..
Yalvarır mıydın? ”Yâ Rab,
Bana bir fırsat” diye ”Kulun uyandı artık,
Ömrünü uzat” diye..
Bu eser Eğer Bilsen ki Bugün ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.