Gerçeğin Fotoğrafı

Eser Gerçeğin Fotoğrafı
Söyleyen Cengiz Numanoğlu
Kategori İlahi
İstatistik 4,638 Görüntülenme
Etiketler #Cengiz Numanoğlu#ilahi#Gerçeğin Fotoğrafı
İnsanoğlu unutmuş,
gafletin vebâlini; Görmüyor; Kur’ân’daki kavimlerin hâlini.
Bugün de farklı değil,
beşerî manzaralar; Bakın nasıl açılmış,
bunca sosyal yaralar.
Hükümler verildikçe,
bölmeden kılı kırka; Bölünmüş Müslümanlar,
olmuş yetmiş üç fırka.
Din tahtına oturmuş,
hurâfeler kültürü; Gitmiş güzel insanlar,
gelmiş şaşkın bir sürü.
Dillerde kin ve nefret,
kalplerde kibir kiri; Gerçeklerle yüzleşmek,
istemiyor hiçbiri.
Ne sabır,
ne tezekkür,
ne tefekkür,
ne şükür; İhsâna karşı isyân,
nîmete karşı küfür.
Kimi; sûret-i haktan,
Hakk’a baş kaldırıyor,
Kimi âlim; Kur’ân’a,
Kur’ân’la saldırıyor.
Ulemâ kaf dağında,
pazarlıyor postunu; İkbâl için satıyor,
kulislerde dostunu.
Sahnelerde oryantal,
akademik dinciler,
Randevuyla çalışan,
büyücüler,
cinciler,
Kerâmeti kendinden,
üfürük cambazları; Hepsi yolma peşinde,
palazlanmış kazları.
Bakın..
Bu çöplüklerde,
daha neler üremiş Sahte şeyhler,
velîler,
efendiler türemiş.
Kılcallara yayılmış,
putların saltanatı; Çok şükür ki; çökmüyor,
üstümüze bu çatı..
Münâfıklar her dalda,
sektörün baş aktörü,
Dalkavukluk sanatı,
bir liyâkat faktörü.
Sosyetik züppelere indirgenmiş asâlet; Ahlâk kriterleri,
baştan sona rezâlet..
Ne dostu soran kalmış,
ne de ahdinde duran; Ana,
baba,
eş,
kardeş,
hepsi olmuş figüran.
Yangını söndürmüyor,
sözde “anneler günü”; Sadâkat; bir gül kadar,
sürdürüyor ömrünü.
İsraf hükmüne girmiş,
karşılıksız bir selâm,
Kişisel çıkarlara ayarlanmış her kelâm.
Apartman mahkûmları,
derin gaflete dalmış; Komşuluk; asansörde bir tesâdüfe kalmış.
Genç kuşaklar; cinsellik girdâbında boğulmuş,
Edep,
hayâ,
haysiyet,
tedâvülden kovulmuş.
Tolerans tavan yapmış,
hoşgörüler sulanmış,
Aklı selîm; medyatik çomaklarla bulanmış.
Küresel şeytanların,
gerçekleşmiş emeli; Ha çöktü,
ha çökecek,
ailenin temeli.
Okullarda çiviler,
çoktan
REKLAM
REKLAM ALANI

çıkmış yerinden; Korkar olmuş öğretmen,
öğrencinin şerrinden.
Ekranları kuşatmış,
anti-ahlâk bir çete; O câhil cüretiyle,
ders veriyor millete.
Medenî simge olmuş,
her şeyde transparan; Bütün azgınlıklara,
“çağdaşlık” bir paravan.
Bunları bilmek için,
gerek yok önseziye,
Siyonist tuzakları,
gizlenmiş her diziye.
Küresel enjektörler,
yakalamış damarı; “Laiklik” narkozuyla,
indiriyor şamarı.
Bu acı manzaralar,
bu yaralar bir yana,
Kur’ân’da ümitsizlik,
haramdır müslümana.
Her çilenin bir ecri,
gecenin fecri vardır,
İnsanın selâmeti,
ancak sabrı kadardır.
Şahsiyetli müslüman,
dik durduğu sürece; Yükselir Hak katında,
îtibar ve derece,
Ne doğrultur “vesâyet”,
o kırılan belini,
Ne Kur’ân’a uzatır,
o kirlenmiş elini.
Bu eser Gerçeğin Fotoğrafı ismiyle İlahi kategorisine eklenmiştir.
Yorum Yapın
Güvenlik: 16 nedir?

REKLAM

Alt Reklam Alanı (Esnek / AdSense)