Gaflet denen lekeyi,
îmân ile sildin mi? Kaybolan adâleti,
arıyor mu gözlerin? Bu zulmün hesâbını,
soruyor mu sözlerin? Sor bakalım kendine; semaları aştın mı? Kâinat dengesinin görkemine şaştın mı? Bir kere düşündün mü,
karıncaya bakıp da? Kur’ân’ın merceğini,
gözlerine takıp da? Sor bakalım kendine; tefekküre daldın mı? Allah’ın kudretine,
hayrân olup kaldın mı? Nîmetlere şükredip,
ehl-i takvâ oldun mu? Beş vakit secdelerde,
gözyaşıyla doldun mu? Sor bakalım kendine; gerçekten ayık mısın? Yoksa açık denizde,
küreksiz kayık mısın? Şeytanın süslediği,
serapları geçtin mi? Kur’ân denen pınardan,
can suyunu içtin mi? Sor bakalım kendine; hiç tartıya çıktın mı? Makam,
mevkî,
para,
pul..
Putlarını yıktın mı? Bir kere ürperdin mi,
kıyâmet dehşetinden? İnsanlığı katleden,
şehvetin vahşetinden? Sor bakalım kendine; zulme karşı durdun mu? Azgınlaşan nefsine,
kelepçeyi vurdun mu? Hiç baktın mı mazlumun kanlı gözyaşlarına? Sessiz sessiz çatlayan,
o sabır taşlarına? Sor bakalım kendine; ölmeden hiç öldün mü? Malların zekâtını,
fakirlere böldün mü? Hiç düşündün mü acep,
lokmanın helâlini? O kibir kirlerinin,
mahşerde vebâlini? Sor bakalım kendine; cennete tâlip misin? Mel’ûn şeytana karşı,
savaşta gâlip misin? Dilerim ki; bu sorgu,
sana hayır getirsin,
Kalbindeki gafleti,
ebediyyen bitirsin.
Bu eser Sor Bakalım Kendine ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.