Allah’a secde eden,
kulları özlüyorum.
Kaç asırdır yastayım,
Fatih’in hasretinden,
Gör ki; mihrâb ağlıyor,
hicrânın kasvetinden.
Bülbülleri bekliyor,
boynu bükük rahleler,
Canlanıyor gözümde,
fetihteki sahneler; Bir yanda zikre dalan,
âşıkların nefesi,
Bir yanda Fâtihâlar,
bir yanda ezan sesi.
Çınlamıyor kubbede,
artık Allah Kelâm’ı,
Duymaz oldu melekler,
o salât-u selâmı.
Açılmayı bekliyor,
kapılarım nicedir; Büyük vuslata kadar,
gündüzlerim gecedir.
Duysun beni Ravza’da,
gözyaşları dökenler,
Beytullah’a el sürüp,
önünde diz çökenler.
Duysun beni kıyamda,
el bağlayıp duranlar,
Kurtulsun bu vebâlden,
bana kilit vuranlar.
Ben ki; özgürlüklerin yaşayan belgesiyim,
İslam’daki izzetin,
adâletin sesiyim.
Ben ki; eski çağlarda,
ne zulümler görmüşüm; Yeni çağda irfânı,
secde secde örmüşüm.
Peygamber,
Medîne’den sesleniyor ümmete; Diyor ki; sahip çıkın,
o mânevî zimmete.
Susturmayın,
rahlede şakıyan bülbülleri,
Soldurmayın,
bahçede zikre dalan gülleri.
Ey İslâm âlimleri ! Maskelere kanmayın; Batı’nın makyajını,
medeniyyet sanmayın.
Zannetmeyin ki biter,
haçlının seferleri; Her zaman pusudadır,
küffârın neferleri.
Şimdi sözün özünü,
bütün dünya dinlesin; Hak her zaman gâliptir,
Allah’ın hükmü kesin.
Fâtihlerde oldukça,
bu yürek,
bu cesâret; Andolsun ki; yakında,
bitecek bu esaret
Bu eser Ayasofya Diyor ki ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.