Ey Yüce Peygamberim !..
Ey Canların Cânânı; Terketti akl-ı selîm,
dünya denen virânı.
Gör ki; devr-i cehâlet,
yine sardı cihânı; Ne Lût kavmi yok oldu,
ne Medyen,
ne Semûd’lar.
Sanki hepsi yaşıyor,
dimdik ayakta putlar.
Nice âlim türedi; küfürle şirk arası; Bin parçaya böldüler,
bıraktığın mirası.
Dillerinde..
İslam’a,
“çağdışı” iftirası; Kur’an’a kin kusuyor,
hak maskeli haydutlar,
Duruyorlar
Yâ Nebi,
dimdik ayakta putlar.
Kalmadı merhameti,
kardeşin kardeşine,
Hak,
adâlet gelmiyor,
zorbaların işine,
Gör ki; düştü ümmetin,
yine bâtıl peşine; Türbelerde adaklar,
paçavralar
çaputlar; Dalâlet kol geziyor,
dimdik ayakta putlar.
Ekranları doldurdu; kan,
kin,
nefret,
cinsiyet; Çağdaşlıkta şart oldu,
sapıklarla ünsiyet.
Artık ayıplanıyor… Edep,
hayâ,
haysiyet; Her kalıba giriyor,
sahnelerde Tâğut’lar; Görüyorsun,
Yâ Resûl ! Dimdik ayakta putlar.
Bir yanda zalimlere,
kul olmuş münâfıklar; Bir yanda nefse tapan,
her zillete lâyıklar.
Hepsi Kur’an’a karşı,
galibiyet sayıklar; Alkışlarla kalkıyor,
bugün artık tabutlar; Ölüme baş kaldırmış,
dimdik ayakta putlar.
Ey! Beşerin Rehberi… Ey! Nebiler
Serveri; Bilirim ki; bulunmaz,
mü’minde aczin yeri.
Müsterihim.
Etsem de,
bunca şikâyetleri; İslam ufuklarında,
asla sönmez umutlar; Bugün değilse bile,
yarın çökecek putlar.
Bu eser Dimdik Ayakta Putlar ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.