Vurulmuş tertemiz alnından,
uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna,
yâ Rab,
ne güneşler batıyor! Ey,
bu topraklar için toprağa düşmüş,
asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i… Bedr’in arslanları ancak,
bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? “Gömelim gel seni tarihe” desem,
sığmazsın.
“Bu,
taşındır” diyerek Kâ’be’yi diksem başına; Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına; Tüllenen mağribi,
akşamları sarsam yarana… Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.
Ey şehid oğlu şehid,
isteme benden makber,
Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber.
Medet ya şah-ı şehid-i Kerbela Gök kubbenin altında yatar,
al kan içinde,
Ey yolcu,
şu topraklar için can veren erler.
Hakk’ın bu veli kulları taş türbeye girmez; Gufrana bürünmüş,
yalınız Fatiha bekler.
Bu eser Vurulup Tertemiz Alnından ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.