Bütün sadeliği güzelliği üzerine toplayan Pırıl pırıl etrafını rayihasıyla sarhoş eden bir gül O gülşendeki tüm çiçeklerin belki saygıdan
Beklide gözleri kamaştığı için Başlarını kaldıramadan
Boyunları bükük O’nu temaşa ettikleri gibi Ya şu bülbüle ne demeli Nasılda şakıyor ne güzel nameler yakıyor Hiç solmayan güzelliği daha da artar Bilinmeyen yönlerinin de keşfedilmesiyle daha da nadideleşen Ey nazlı gül nazlı çiçeğimiz dedik gülümüz dedik Bilseydik de O’na sözlerin en güzeliyle hitap etseydik Bu gece bir gülşene girdik ki ne gülşen Ve o gülşende bir gül seyr eyledik ki ne gül Karşımızda Habib-i Kibriya Hatemül Enbiya Kainatın en güzeli Evet O’nu sevmek hem de ölesiye sevebilmek O’nu anlatmak Hayır hayır anlatamamak O’nu anlatmaktan aciz kalmak…
Seyrimde bir şehre vardım Gördüm sarayı güldür gül Sultanın tâcı tahtı Bağı duvarı güldür gül
Toprağı gül taşı güldür Kurusu gül yaşı güldür Girdim şahın bahçesine Cümlesi aşı güldür gül
Gül olanın aslı güldür Peygamberin nesli güldür Sağ oturan erenlerin Bezmi visali güldür gül.
Gül alır gül satarlar
Gülden terazi tutarlar
Gülü gül ile tartarlar
Çarşı pazar güldür gül.
Asmasında gül dalları Kovanında gül balları Ağacında gül halleri Servi çınarı güldür gül.
Açıl gel ey gonca gülüm Ağlama şeyda bülbülün Bu inleyen garip dilin Ahû figanı güldür gül.
Bu eser Gül ismiyle
İlahi kategorisine eklenmiştir.